Polyanna gibi yaşamak
Meryem
Polyanna gibi yaşamalıyız, mutluluğu hep hissederek. Ama yine Allah"a sağlımız vehuzurumuz için şükretmeliyiz.Hayata ne kadar güzel bakarsak yaşam da okadar güzel olur. Atalarımız ne doğru söylemiş ölecek gibi ibadeti kalacak gibi de gayreti elden bırakmamalıyız. Hiçbirşey için yaşamı kendimize zehir etmeyelim çünkü hayat çok kısa.kıymetini bilelim. Serapcığım yazılarında senin gibi çok değerli eline ve yüreğine sağlık canım benim.
31 Mayıs 2010 Pazartesi 14:43
gerçekten haklısınız
mustafa özdemir
artık git gide büyüdüğümüzdenmidir nedir bilmem hiç birşeyden tat alamaz hale geliyoruz. eskiler yok. yazınızı okuyunca tekrar aklıma geldi.
28 Mayıs 2010 Cuma 07:09
mutluluk
çiğdem
herzamankim gibi yine çok güzel bir yazı neredesin polyanna?bilemiyorum ki
27 Mayıs 2010 Perşembe 01:42
Polyanna İçimizde..!
Ahmet
Hayır Pollyana hiç bir yere gitmedi, o halen içimizde bir çocuk. Sorun sadece Polyanna ile eskilerde olduğu gibi ne oynamasını biliyoruz ne de oynatmasını. Zamana hepimiz yenik düştük. Herşey menfeat ve çıkar uğruna değişti maalesef. Ve o içimizde , halen onunla oynuyacağımız günü bekliyor:(
20 Mayıs 2010 Perşembe 14:34
çocukluğum
diğdem
ablacım keşke bizler büyümeseydik hep çocuk kalabilseydik. çocukluğumuzda şikayet ederdik ama bügün ettiğimiz kadar değil. o zaman sorunlarımız çok başkaydı sorun olarak gördüğümüz bütün hepsi aslında bizim en mutlu olduğumuz günlerdi. ama olsun bu günlerimize de şükrediyorum ben Allah beterin beterinden sakınsın hepimizi biraz görmeyeceğiz dumayacağız ve gülümsemeye çalışacağız sanıyorum buda bizlerin elinde ama şuda bir gerçek çacukluğumuzdaki gülücüklerimiz yok artık
13 Mayıs 2010 Perşembe 13:38
?
Yağmur
Tüm pembeler griye boyanıyor gerçekten, insanların yaşadıklarına çok farklı bir yaklaşımınız var gerçekten herkezin kaşları çatık,keşke gülebilsek.Gerçektengelse artık şu pollyanna elinize sağlık
13 Mayıs 2010 Perşembe 13:02
Harika
Neslihan
Sevgili Serap Hanım yazınızı soluksuz okudum. Hem eğlendirici hem düşündürücü bir yazı olmuş. Çok teşekkürler sanki duygularımatercüman olmuşşunuz
13 Mayıs 2010 Perşembe 12:53
pollayana dünyadan irtica etti:)
tugba kankılıç
pollayana dünyadan irtica edeli çokkk seneler oldu ablam ya... insanlar artık zamanla değişmeyi 24 saat içinde ani olaylar, ani çıkışlar mutluluklar,mutsuzluklar,hüzün,sevinç herşeyi aynı anda yaşar oldular;velhasıl öyle bir dünya halindeyisiz ki dakikamız dakikamıza uymuyor ne yazıkki.hayat şartları standartlarımız hep bizleri zorlar durumda ne bir mutlulugun tadını cıkarabılıyoruz nede o an yasadıgımız kederin nedenmi ?çünkü her an herşey olabılıyor o kafasında kocaman soru işaretiyle dolanan canavar her an bizi vurabılıyor.keşke hayatımızda karar vermek istediğimiz şeylere soru işareti değilde nokta koyabılsek ama dedim ya zaman bize ne getirirse nereye sürüklerse onu yasamak zorundayız!....(artık soru işaretleriyle kankamı olsak ne )
12 Mayıs 2010 Çarşamba 23:35