TEPKİSİZ KALAMAZDIM
Sevgili okuyucularım, farkındayım uzun bir süredir yeni yazılarımla sizlerle buluşamadım, ailecek dinleniyoruz, çocuklarımla daha uzun uzun vakit geçiriyorum, sevdiği şeyleri yaparak, gezerek, yüzerek, ama bu demek değildir ki sizleri unuttum, yazmayacağım, şu an herkes havuzda serinlerken ben otelin internet cafesinden sizlere ulaşmaya çalışıyorum. Şu da büyük bir gerçek ki, Ankara”yı çok özledim.
Neyse konuya gelelim, uzun bir süredir sizlerle paylaşmak istediğim beni çok sinirlendiren bir konu var.
Son günlerin en çok konuşulan ismi, Halis Toprak ve evliliği hakkında benim de söylemek istediklerim var.
Tahmin ederim ki sizlerde çok şey söylemek istiyorsunuz bu konuda. Hadi o halde bu yazının sonunda herkesin yorumlarını görmek istiyorum.
Paylaşırsanız sevinirim.
Evlilik çok kutsal bir kurum, Allah”ın emri, sevgi ve saygıyla birleşince de vazgeçilmezlerimizden oluyor.
Ama önemli olan dengiyle yapılan evliliktir bence. 71 den 17 yi bir çıkaralım arada ne kadar fark varmış hep beraber görelim, 54 evet görüldüğü üzere pek denk değil bu şahısların evliliği. Dedesi olacak bir yaş genç kız için.
Hadi diyelim ki onlar sevdiler birbirlerini, her şey gönüllerince oldu, o zaman belki bize pek konuşmak düşmezdi (yine duramazdım bu konuda konuşmadan) kızcağız neden ağlamış nikah esnasında, neden tir tir titriyormuş, demek ki pek de gönül rızası yokmuş bu işte.
Bu kızın ailesinde hiç suç yok mu? 17 yaşındaki kızlarına yazılı izin vermişler böylesine yaş farkı olan biri ile evlenmesi için.
Ve paranın gücü bir kez daha geldi çarptı suratlarımıza.Tokat misali. Demek ki bu para denen şey ne yaşa, ne inanca ne de geleneklerimize söz geçirebiliyormuş.
Kız da hiç suç yok mu? Var elbette, karşı durabilirdi, bu ülkede kanunlar var. Kimse kimseye zorla hiçbir şey yaptıramaz. Demek ki onun da içinde varmış zenginlik isteği. Başka hiçbir açıklaması yok.
Gelelim Halis Toprak”a, kendisinden yaşça küçüklerle daha iyi anlaştığı belli, bir önceki evliliğinden de biliyoruz. Bu suç mudur? Hayır değil, yaş farkı 3-5 hatta diyelim ki 10 olsun. Ama kardeşim 54 yaş da hiç affedilebilecek bir fark değil. Suçun büyüğü de burada zaten.
Lütfen kız çocuklarımızı özgüveni çok yüksek bireyler olarak yetiştirelim, okutalım, her şeyden önemlisi bir meslekleri olsun mutlaka. Kendi ayakları üzerinde durmayı başaran insan her şeyi başarır, gerektiğinde yanlışlara baş kaldırmayı da.
Neyse söyleyecek pek bir şey kalmadı, söylesek ne fayda. Olan olmuş. Bize sadece mutluluklar dilemek düşer.
Ama tepkisizlik de yakışmaz.