ANKET
Çubuk Medya Haber Sitemizi Nasıl Buldunuz.?
YAZARLAR
Serap Kankılıç
Tarık Sezai Karatepe
Ömer Baba'nın Gündemi
Prof.Dr. Mümtaz'er Türköne
PİYASALAR
DOLAR
1,7535
EURO
2,3045
IMKB
60.148
HAVA DURUMU
Antalya 5 / 15 °C
Ankara -12 / 3 °C
İstanbul 7 / 13 °C
İzmir 3 / 17 °C
MAİL LİST
BURÇLAR
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ömer Baba'nın Gündemi
Sorular ve cevaplar
Bazı okuyucularım, sorularını ne zaman cevaplandıracağımı soruyorlar. Bazı sorulara yazdığım yazılar içinde cevap vermeye çalışıyorum. Her soruya cevap vermek için zaman ayıramadığımdan çok üzgünüm. Fırsat buldukça cevap vermeye çalışacağım. Soru soran kardeşlerime teşekkür ediyor ve sorulardan biriyle başlıyorum.

Soru: Bülbül güle karşı olan aşkı için ilahi yolculuğa çıkmıyor ve ilahi aşktan mahrum kalıyor. Bülbüle gülü sevdiren de Allah değil mi? Allah neden bizleri çelişkiler içinde bırakıyor?

Cevap: Bülbül gül'e meftun olup gül dalını bekler. Yaradan her yarattığı varlıkta yüce sanatını gösterdi ve her birine kendi güzelliğinden güzellikler gizledi. Onun için yaratılan her varlık güzeldir ve her güzel, güzel olanlar tarafından sevilmelidir. Ahmet Kuddusi Hazretleri (1769- 1849) sevgi, seven ve sevilen konusunda şöyle buyurur:

Aşk güzel, âşık güzel, maşuk güzel
Gül güzel, bülbül güzel, Gülzar güzel
Tövbeler olsun ki halkı yermeyem
Halk güzel, halık güzel, her var güzel.

Güzel ve güzelliği sevmekten maksat güzelliği yaratanı sevmektir. Bülbülün hatası, gülü yaratanı unutup tapma derecesinde gül'e takılmasında idi. İnsanlara sevgiyi veren Allah ama o sevgiyi tercih ettiği tarafa yönlendiren insandır. İnsan özgür ve seçme hakkına sahip olarak yaratılmıştır. Bu nedenle insan yaptıklarından dolayı sorumludur. Allah kulunu hiçbir konuda çelişki içinde bırakmaz. İnsanların neyi yapıp yapmayacaklarını gönderdiği peygamber ve kitaplar ile bilgilendirmiştir.

Soru: Günümüzde de mecazi aşk yaşanarak ilahi aşka ulaşılır mı?

Cevap: Ben şahsen bunun olabileceğine inanmıyorum. Çünkü aşkın ne olduğu, nasıl olduğu konusu net değildir. İnsanlar çoğu zaman cinsellik ile aşkı karıştırmaktadır.
Güzel bir tabloya baktığımız zaman kimin olduğunu anlamak için imzasına bakarız. Her varlık zerresinde Allah'ın imzası vardır. Aklını kullanan insanlar eserden o eseri yaratanı aradı, aklını değil de hislerini kullananlar esere takılıp kaldı.
Sizlere yazdığım mecazi aşkla ilgili yazıda Mecnun ve Leyla'dan bahsetmiştim. Bildiğiniz gibi mecnun deli demektir. Mecnun'un gerçek ismi “Kays” tır. Delilik derecesinde Leyla'yı sevdi ve adı deliye çıktı. Deli olmaya değil aklımızı iyi kullanarak güzelliklere ulaşmalıyız.

Soru: Kusursuz insan var mıdır? Bir insana çok değer veriyoruz, bir gün o kişide kusur görünce çok üzülüyoruz. Bu konuda nasıl davranmalıyız?

Cevap: Hazreti Mevlana, “Kusursuz dost arayan dostsuz kalır” buyurur. Kusursuzluk yalnız Allah'a mahsustur. Büyük diye bildiğimiz zatların da insan olduğunu unutmayalım. İnsanların kusursuzluğu değil, kusurlu olmaları doğaldır. Bir meczubu şöyle derken duydum: “Allah'ım ben günah işlemeyeyim, sen de beni affetmeyesin, benim kulluğum senin Allah olduğun nasıl belli olacak.”
Kul günah işler, affını diler, Allah affeder. Allah affetmeyi sever. Bizler de dost dediğimiz kişileri kusurları ile kabullenmeli ve sevmeliyiz.

Bir zamanlar bir şeyh efendi varmış, bağlıları onu çok seviyorlarmış. Hatta bazen bu sevgide ileri gidip şeyh efendinin kusursuz, günahsız ve masum olduğunu dillendirmeye başlamışlar. Bu durum şeyh efendiyi rahatsız etmiş. Bir gün bütün bağlılarına haber göndererek bir mesire yerinde toplanmalarını istemiş. Mesire yerine çok büyük bir kalabalık toplanmış. Şeyh efendi sohbet etmeye başlamış. Bazı kişiler de 'Sen eşsizsin, benzersizsin' demeye başlamış. Bu sözleri duyunca şeyh yerinden kalkıp, topluma çok yakın yerde açıkta tuvalete çıkmış. Halk, şeyhin bu durumunu yadırgayınca şeyh, “Neden şaşırıyorsunuz, sizler beni kutsallaştırdınız, işte gözünüzle gördüğünüz gibi ben bir insanım, yerim, içerim ve çıkarırım. Beni bu halimle sevin, ben de sizden biriyim, hata yapar, günah işler ve her fırsatta Allah'tan beni bağışlamasını affetmesini dilerim” demiş.

Soru: Tavus kuşu net olarak ne tür insanları temsil ediyor?

Cevap: Tavus kuşu dünya mevkii ve makamını daimi sanan, sonunu düşünmeyen insanları anlatıyor. Varlık içinde yer içer, saltanatının hiç bitmeyeceğini sanır. Bu çok büyük bir yanılgıdır. Yaratılan her şeyin bir gün mutlaka helak olacağını unutmamalıyız. Sözü bir mani ile noktalayalım.

Dünyasına, dünyasına
Aldırma dünyasına
Dünya benim diyenin
Dün gittik dün, yasına

Allah yar ve yardımcınız olsun.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
1/15
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR