ANKET
Sizce Çubuk'un girişine yapılacak olan sembol heykeli ne olmalı?
YAZARLAR
Serap Kankılıç
Tarık Sezai Karatepe
Ömer Baba'nın Gündemi
Prof.Dr. Mümtaz'er Türköne
PİYASALAR
DOLAR
1,8445
EURO
2,3185
IMKB
55.755
HAVA DURUMU
Antalya 15 / 22 °C
Ankara 11 / 23 °C
İstanbul 15 / 21 °C
İzmir 13 / 22 °C
MAİL LİST
BURÇLAR
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Serap Kankılıç
SIR

SIR

Kitap yazmak istiyorum…

Bir süredir kafamı kurcalayıp duruyor bu düşünce. İçimde bir şeyler kıpır kıpır. Yaz diyor bana. Yaz…

Dünden bir şeyler, ya da her neyse  yaz işte… Yarın da olabilir. Sen yaz…

Aslında 18 yaşında yazmaya başlamıştım. Konusu hala aklımda.  Dökümanları ise yok artık.

Kim bilir nerelere sıkıştı kaldı, ya da sobayı tutuşturmak için mi kullanıldı. Yazık. Dökümanları yok olsa da, hala aklımda. Hala kahramanların isimlerini hatırlıyorum. Zeynep öğretmeni de. (kitabımın kahramanı)…

Yaşımız kaç olursa olsun, yaşanmışlıklarımız ne olursa olsun, kalıyor bir yerlerde.

Belki de evrenin bilinmez bir köşesinde birikiyor, ağzımızdan çıkan en küçük sözcük bile…

Bilemeyiz.

Biz unuttuk sanırız bazen yaşanmışlıkları, ama öyle bir an gelir ki, öyle bir apansız zaman, birden aklımıza üşüşüverir tüm unuttum sandıklarımız.

Pandora”nın kutusu açılıverir… Artık kötülükleri mi saçar, iyiliklerimi bilemeyiz.

Ya da çeyiz sandıklarına saklarız ince ince işlenmiş bir oya gibi, bazen şen kahkahalarla bazen gözyaşlarımızla işlediğimiz patiskaları…

Naftalin kokuları saçılır açtıkça… Ya da annemizin kokusu sinmiştir işlediği dantellere… Tıpkı unutamadığımız çocukluk anılarımız gibi. Her çocukluk anımızda yok mudur annemizin kokusu, babamızın şefkati…

Ya da korkularımız, kim korkmazdı ki küçükken karanlıktan, ya da yaramazlık yapmayalım diye uydurulan canavarlardan…

Ben korkardım mesela…

Şimdi ise korkularım çok başka…

Gelecek adına, çocuklarımın geleceği adına… Çünkü artık bu dünya başka bir dünya…

Bizim çocukluğumuzdaki dünyadan çok başka…

Ağustos sıcağında üşüten cinsten…

Uzun yıllar önce üç kez okuduğum bir kitapta ana fikir şöyle diyordu…

Dün yaşandı değiştiremezsin, yarın ne olacak bilemezsin, bugünü yaşa…

Olmuyor ama… Keşke oldurabilseydik…

Neyse…

Nerde kalmıştık… Kitap yazmak istiyordum değil mi? Evet… O kadar çok konu, o kadar çok hayat örneği didişip duruyor ki kafamın içinde…

Biri galip gelecek elbet…

Ama bir sır vereyim mi?

Bir konu var aslında, hatta konu konuyu açtı, ve aştı…

Epeyce de yol aldı…

Ya kısmet… Bakalım kimlerin sandıkları açılacak, ya da Pandora kutuları.

Ya da hiç yaşanmamışlıklar belki de…

 

Yaz yeterki
Diğdem
Sen yaz yeterki ablacım, içinden gelen o ses hiç bir zaman susmasın. Yazdıkların ile bizlere kattıkların o kadar fazla ki. Sır :) inşallah. Sabırsızlıkla bekliyorum bütün senin yazılarını okumayı sevenler gibi.
10 Ağustos 2011 Çarşamba 17:55
iyi sır olsun bari
olgun
sanırım kitabınız şu an sır..lakin yazınca kaleme dökünce sır olmaktan çıkacak,insanlar sırrınızı öğrenecek.bunu merakmı etmeliyiz acaba? neyse bekliyoruz sırlı kitabınızı,kaleminize kuvvet,kolay gelsin...
09 Ağustos 2011 Salı 01:39
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
1/15
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR