Sel Felaketinden Çubuk İçin Çıkarılacak Dersler
Baştan ifade edeyim bu yazının amacı, felaket tellallığı yaparak kimseyi korkutmak veya birilerini taşlamak değil.
Bu yazının amacı, Çubuk'un coğrafi yerleşimini dikkate alarak basit ama önemli bir tespit yapmak ve bu doğrultuda yapılması gerekenleri yetkililere ve takibi için sivil toplum örgütlerine hatırlatmakta bulunmaktır.
Geçtiğimiz haftanın gündeminde, ülkemizin medar-ı iftiharı, Boğaz'ın incisi Istanbul'da ve Trakya bölgesinde yaşanan sel felaketi vardı. Resmi ve yetkili ağızlardan yapılan açıklamalar, seksen-yüzyılda gelebilecek bir felakete diğer felaketlerde olduğu gibi hazırlıksız yakalandığımızı bir kez daha gösteriyordu. Dikkati çeken diğer bir çarpıcı durum, bu felaketten vatandaştan başlayarak en yetkili kişilere kadar herkesin sorumlu olduğunun yine en yetkili ağızlarca itiraf edilmesiydi.
Ben bu felakette Çubuk için alınacak önemli dersler olduğunu düşünüyorum. Zira, Çubuk su havzanın akarına, Çubuk çayının düzleğine yerleşmiş bir şehir. Yukarısında bu havzanın kuzeyindeki yağışları toplayan bir barajı var. Çocukluğumdan beri bu baraj taşsa ve yıkılsa ne olur diye düşünmüşümdür. Morgan Freeman'ın başrolünü oynadığı “Sel” filmini her seyrettiğimde de bu soru aklıma gelmiştir..
Bugün çayın sukünetine bakıp bu adam neden bahsediyor diye düşünenlerimiz olabilir ama barajın taştığı zamanlar nice canlar aldığına bizim kuşak ve üzeri çok rahat hatırlar. Birine ben de şahit olmuştum. Çayın seline kapılıp ölen gencin çocukken yüzdüğümüz göletimsi derinlikten aylar sonra çıkarılışını hiç unutamam.
Son olayda, Istanbul'a yağan yağmurun şiddeti yer yer 150-200 kg/günü buldu. Göletleri ve dere yatağı olarak bilinen yerlere yapılan yapıları, 70 tonluk tırları aldı götürdü. Bu resmin Çubuk'a coğrafi bir benzerlik oluşturduğunu hemen anlamışsınızdır. 1964 yılında devreye giren su toplama amaçlı yapılmış 22 milyon m3 kapasiteli Çubuk'un 5 km kuzeyinde bir baraj ve şu an için, görünen hiç bir tehlike arzetmeyen ve hemen kenarı boydan boya yerleşime açılmış bir çay.
Sorular: Istanbul'a yağan yağmur aynı şiddet Çubuk havzasına yağsa, ne kadar debide bir su akıntısı olur? Bu sel Ayamama seline benzer bir sel oluşturur mu? Sel oluşturursa, Çubuk'ta kaç tane ev, çoğu illegal bodrum kat daire bundan etkilenir? ASKİ, Kaymakamlık ve Belediye'nin buna yönelik bir araştırma ve eylem planı var mıdır?
Soruları bu şekilde çoğaltabiliriz. Soruları çoğaltmak ve bunların bilimsel ve organizasyonel cevaplarını bulmak da son sorudaki yetkililere düşüyor.
Doğa felaketlerinin ne zaman ortaya çıkacağı, sıklık derecesi kolay tahmin edilemez, ancak insan oğluna düşen her an olacakmış gibi buna hazırlıklı olmaktır. En basit örneği, ev ve işyerlerinde hazır bulundurduğumuz yangın müdahale tertibatı.
Aksi durumda sonuçlar çok üzücü oluyor, eğer insanın bir kıymet-i harbiyesi varsa!