İHLÂS
Her zaman olduğu gibi yine o güzel insanla birlikteyim. Onun nurlu yüzünü görünce sevinçten içim içime sığmaz oldu. O ise her zaman olduğu gibi beni sevgiyle karşıladı. Gösterdiği yere oturdum. Halimi hatırımı sordu, bende adetten olduğu üzere iyi olduğumu söyledim. Fırsatı ganimet bilerek de:
— Efendim, ben her işimi saf, katışıksız ve karşılık beklemeden yapmak istememe rağmen başaramıyorum. Bu konuda ne yapabilirim?
— Çok güzel bir konuya temas ettin. Her hangi bir işin, bir ibadetin, bir hayrın hiçbir menfaat düşünmeden, sırf Allah rızası için yapılmasına ihlâs denir. İnsanlar için üç mertebe vardır. İlim, amel ve ihlâs. Birey önce ilim öğrenmeli, öğrendiği ilmi içine sindirmeli. Öğrendiğini iyice anladıktan sonra onunla amel etmeli. Birey öğrendiği ilim ile amel ettikçe ilmi kalbine akseder ve o kişi ihlâs sahibi olur. Bu ihlâslı kişi iyi işler yaparak insanlara yardımcı olur ve bundan büyük manevi haz duyar. Göründüğü gibi olur, olduğu gibi görünür.
— Günümüzde bu sizin anlattığınız anlamda ihlâs sahibi insanlar var mıdır?
— Her geçen gün ihlâs sahibi insanların hasretini daha çok çekmekteyiz. Günümüz insanı Allah için yaptığı ibadetine dahi riya karıştırarak ihlâstan uzaklaşmaktadır. Nam, şöhret, şahsi menfaat duygularıyla çalışan ve dünyanın merkezinde kendilerini gören insanlar çoğaldı. Her şeyin en iyisini, en doğrusunu onlar bilirler ve başkaları hiçbir şeyden anlamaz diye düşünürler. Kur'an'ı bile kendi menfaatlerine göre yorumlarlar. Bunlardan bazıları iktidar mevkiine gelince yaptıkları her işten dolayı takdir edilmeyi ve alkışlanmayı beklerler. Bekledikleri alkış ve övgüyü bulamadıkları takdirde kırılırlar. Bu nedenle en mühim hizmetleri bile yarım bırakabilirler.
— Kimin ihlâslı, kimin ihlâssız olduğunu nasıl bileceğiz? İhlâs kalpte olan bir duygu değil mi?
— İhlâs ve iman sahibi insanın yol göstericisi Allah'tır. Asırlar boyunca ihlâslı devlet ve ilim adamları, milletlere ve insanlığa unutulmaz hizmetler yapmışlardır. Bunlar yaptıkları her şeyi çıkar peşinde koşmadan, ideal olarak yapmışlardır. Yaptıkları işi ihlâsla yaptıkları için yüzyıllardır rahmetle anılmaktadırlar. Yalancı, riyakâr ve kötü niyet sahibi olan insanların yaptığı çok işten, iyi niyet sahibi insanların yaptığı az iş daha hayırlıdır.
— Bir kişiye insanların aşırı iltifat etmesi, onun ihlâsına zarar verir mi?
— İhlâslı kişi dalgın bir zamanında olur da yapılan iltifatlardan zevk alacak olursa, ihlâsı yok olur. Ünlü sufi Bayezid-i Bestami Hicaz bölgesine ziyaret için gittiğinde, “Bayezid geldi” diye ilan edilmesi üzerine bütün halk onu karşılayarak izzet ve ikram ile şehre getirmek istedi. Bayezid'in gönlü, halkın güzel muameleleri ile meşgul olmaya koyulunca Hakk'tan uzaklaştığını, fikir ve halinin dağıldığını fark etti. Bu durumdan kurtulmak için, vakit Ramazan olmasına rağmen, heybesinden ekmek çıkararak yemeye başladı. Bu durumu gören insanlar, Bayezid'i yalnız başına terk ederek ondan uzaklaşıp işlerine koyuldular. Onu karşılamaya gelenler belki ona kızdılar ve onu aşağıladılar ama o, ihlâsını kurtarmış oldu. Allah hepimize ihlâslı güzel işler yapmayı nasip eylesin.
Allah yar ve yardımcınız olsun.