İÇ SESİMİZLE HESAPLAŞMA
Arada bir dertleşiriz iç sesimle, konuşur, bağrışır, bazen de susarız, suskunluğu konuşmasından çok kötüdür.
Bazen küseriz birbirimize, bir şeyleri paylaşamayız sanki, ama sonunda yine uzlaşırız.
Ne de olsa birbirimizin tamamlayıcısıyız.
Gün gelir birbirimize kendi fikirlerimizi kabul ettirmek için dil dökeriz, gün gelir kahkahalarla güleriz. Kimse duymaz. Biz biliriz. Oysa tüm duygularımızı zaman zaman herkesle paylaşmak, hatta haykırmak isteriz. Ama söz gümüş ise sükut altın der, içimizde tutarız.
Sonra, bazen dedikodu yaparız iç sesimle, kim ne demiş, neredeymiş, ne giyinmiş, kim kimi aldatmış, eee televole kültürü iç sesimizi bile etkilemiş, dayatılan onca magazin programından birisinden kaçsan diğerine yakalanıyorsun, ucundan kulağından.
Bazen yeni kararlar alırız, ama bir dönüp bakarız ki, alışkanlıklar en vazgeçilmezlerimiz oluvermiş, kararlar askıda kalmış, insan yedisinde neyse yetmişinde de öyle olurmuş ya.
Arada bir geçmişe takılırız, hem güler hem ağlarız. Kimin hayatı güllük gülistanlık ki?
Sonra, yeni yeni projeler üretiriz, iç sesim bana çok güzel ve dahiyane fikirler verir, özellikle yazacağım kitap ile ilgili harika hayat hikayeleri anlatır. Ama nedense ben hiç birini beğenmem. En azından bu güne kadar. Sevgili iç sesim senden bu konuda yeni fikirler bekliyorum duyurulur.
Yazdığım şiirleri okuruz beraber, bazen eleştirir, bazen hayran oluruz. Defalarca okuruz. Çok beğenmişsek birbirimizle gurur duyarız. Beğenmediklerimizi bir kenarda biriktiririz.
Çocuklarımın geleceğini sağlam temellere oturtabilmem için de bana destektir iç sesim. Yeni fikirlerle çıkar gelir karşıma, ama ben biraz gelenekçi olduğum için bildiğimden şaşmam, bu konuda da didişiriz bazen. Ama galip gelen yoktur.
Yazdığım yazılara da çok kusur bulur, en acımasız eleştirmenimdir kendileri.
Bir insana, bir canlıya, nasıl, ne kadar iyiliğimiz dokunabilir, kimler için ne yapabiliriz. Bunu düşünür, elimizden geleni uygularız.
Yüreğimiz yufkadır ikimizinde.
İşte böyledir benim iç sesim, savaşır dururuz. Ama sonunda barışırız.
Peki insanlar neden hep savaşıyor, neden mazluma silahlar doğrultuluyor, neden tek amacı yardım etmek olan insanlar katlediliyor, neden Gazze”de insanlar abluka altında hala, neden Mavi Marmara artık kıpkırmızı.
Şimdi ben bunların açıklamasını nasıl yapacağım iç sesime, nasıl anlatacağım.
Ey zalimler sizler nasıl anlatacaksınız insanlığa, nasıl vereceksiniz bunun hesabını. Yarın kendi çocuklarınız hatta kendi iç sesiniz hesap sormayacak mı size?