ÇOK ZOR SORULAR SORMAYIN
Yavrularım…
Bir gün şu sorularla gelirseniz karşıma diye korkuyorum.
“Anne neler oluyor bu dünyaya, neden haberlerde hep şiddet, savaş, gözyaşı var”
Cevap veremem.
Çünkü cevabını ben de bilmiyorum.
Küçücük dünyanızda hayal ettiğiniz yarınlarınızı şimdiden griliklere hapsedenlere neden diyemem, sorsam ne fayda, yanıt alamam.
Sokak ortasında şiddet gören kadınların haberleri her gün haberlerde, üçüncü sayfalarda. “Anne bu adamlar kadınları neden dövüyor” diye sorarsanız bir gün bana. Ne derim.
Erkektir döver mi?
Bir suçu vardır hak etmiştir mi?
Yemeği tuzlu yapmıştır ondandır mı?
Yoo kimse kılıf aramasın. Buna kimsenin hakkı yok mu derim?
Evet…
Ama sonuç değişir mi?
Değişir…
Belki…
Kadınlar boyun eğmedikçe, “kol kırılır yen içinde kalır” demedikçe…
“Anne, neden haberlerde hep savaşlar var, neden insanlar birbirlerini vuruyor, neden masum insanların üzerinde bombalar patlıyor” diye sorarsanız bir gün bana…
Petrol desem, para desem, güç savaşı, büyük balık küçük balığı yutar desem anlar mısınız?
Anlayamazsınız ki…
Sizin dünyanızın rengi pembe… Beyaz… Yemyeşil..
Ama bakın birileri kirletiyor tüm renkleri, yetmiyor, her yer kan gölüne dönüyor birde. Desem…
Anlayamazsınız ki…
Sizlere masallarda hep yemyeşil ormanları anlattık, çikolatadan evleri, polyanna”nın mutluluk oyununu anlattık. Yoksa bütün büyükler yalancı mı? Diye hesap sormaz mısınız bizlere?
“Anne, her gün haberlerde, Kürt, Türk, Alevi, Sünni diyorlar. Bu ayrımcılık nedir? Herkes kardeş değil midir?” diye sorarsanız...
“Evet kızım hepimiz kardeşiz” desem…
İnanır mısınız bana?
“Peki bu ayırımlar, savaşlar niye diye sormaz mısınız?
Çok zor sorular bunlar…
Yok yok, ne siz sorun ne de ben cevap vereyim sizlere…
İnancınız kalmaz sonra büyüklerinize…
Küçükken çok soru soran büyüyünce cevaplar derler ya…
Sizin büyükleriniz, bizler neden cevaplayamıyoruz sizin sorularınızı…
Özür dilesek ne fayda..
Mevlana yüzyıllar önce söylemiş en doğru sözü…
Cevap içinde, bulup çıkarmak hepimize düşmekte…
Ama nerde şimdi bu yürek insanlıkta…
Ne demiş Hz. Mevlana…
Sevgide güneş gibi ol! Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol! Hataları örtmede gece gibi ol! Tevazuda toprak gibi ol! Öfkede ölü gibi ol! Her ne olursan ol ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol!!!
Sizin büyükleriniz unutmuş bu faziletli sözlerin anlamını, kafa bile yormamış anlamak için, sizler unutmayın olur mu?
Hem de hiç…