BİR GÜN DE OLSA/ANNE
Bu yazıyı yazmaya başlamadan önce en sevdiğim sesi duymam, ona bir kez daha “seni çok seviyorum” demem gerekiyordu. Dedim de…
Ve…
Dünyaya geldiğimde duyduğum, alıştığım, müptelası olduğum ilk ses.
En sevdiğim ses annemin sesi.
En büyük desteğim.
En zor zamanlarda imdadıma yetişen.
Gururum.
Tanıdığım en fedakar insan.
Her canımız yandığında, korktuğumuzda, ağzımızdan kendiliğinden çıkan “anne” isminin tek sahibi.
Bu günlerimin mimarı.
Anneliği öğreten.
Sevgiyi öğrendiğim ilk yürek.
Herkesin olduğu gibi.
“Cennet annelerin ayakları altındadır”. Peygamberimizin bu hadisi şerifinden de anlaşıldığı üzere, annelik çok kutsal.
Peki yeteri kadar kıymet veriliyor mu kadınlara, dolayısıyla annelere…
Her kadın anne adayıysa…
Maalesef…
Şiddete maruz kalan kadın/anne
Töre cinayetlerine kurban giden kadın/anne
Tacize, tecavüze uğrayan kadın/anne
Üzerine kuma getirilen kadın/anne
Tarlada, işyerinde, evinde, gece gündüz çalışan, bir tek izin günü bile olmayan, ailesi için canını dişine takan, hiçbir sosyal güvencesi olmayan, ve emeklerinin karşılığını maddi ve manevi anlamda hiçbir zaman alamayan kadın/anne
İkinci sınıf insan muamelesi gören, hala kadın hakları ve eşitliklerini ispatlamak için uğraşan, kadın/anne…
Tüm bunlara rağmen, mayıs ayının ikinci pazarında bir günlüğüne de olsa en azından hatır belasına hatırlanan…
Hatırlanmayan…
Unutulan…
Unutulmayan…
Kalbi kırık, mutsuz, mutlu, haksızlığa uğrayan, uğramayan…
Tüm annelerin, anneler gününü kutlarım.
Bir gün de olsa…
Bugün bizim günümüz.