BEMBEYAZ
Türkiye karlar altında, Ankara karlar altında…
Bembeyaz her yer, pamuk gibi, saflık gibi…
Sanki karlar yeryüzüne düştükçe, bembeyaz bir temizlik sarıyor dört bir yanı…
Bir şeylerden arınıyor sanki dünya…
Kötülüklerden,
Acılardan,
Tüm pisliklerden…( Bu parantezin içini herkes kendince doldursun. Arınmak istediğiniz pislikleri tek tek sıralayabilirsiniz. Yazmak rahatlatıyor, hafifletiyor, tecrübe ile sabittir.)
En azından benim hayalim, kar yağarken düşlediğim…
Küçükken başka düşlerim vardı kar yağmasına dair…
Kış geldiğinde, her sabah heyecanla açardım perdeyi, her yeri bembeyaz görebilmek için. Arkadaşlarımla kartopu oynamak, buzlu yollarda kayabilmek, üşürken ayazın dondurduğu kış soğuğunda, karlar altında, kar sevincimle ısınmaktı tek hayalim…
“Biz büyüdük ve kirlendi dünya” diyen şarkıdaki gibi sanki…
Kirlendi dünya, ve hayaller de değişti…
Değişmeseydi…
Kirlenmeseydi dünya…
İnsanlar şu gökyüzünden yağan kar tanecikleri gibi bembeyaz yürekler taşısaydı içlerinde…
Kinden, nefretten, kötülükten arınabilseydi zihniyetler…
Karlar nasıl kaplıyorsa dört bir yanı, iyilik, güzellik, huzur sarsaydı her yanı. Dostlar gerçek olsaydı...
Dünya ile birlikte arınsaydık…
Ne yapmalı…
Yağan karı seyredip, her yağan tanecikte, bir şeylerin temizlendiğini, birilerinin yüreklerine ak sevgiler düştüğünü hayal etmeli.
Saflık yağıyor yeryüzüne deyip…
Biraz daha açmalı pencereyi, çıkarmalı şapkaları, açmalı yürekleri gökyüzüne, dualarla..
Umut yine, daima…