LAF SALATASI YAPALIM BİRAZ
Salatayı çok severim, bol yeşillik, Allah ne verdiyse, bol limon, biraz da nar ekşisi, değmeyin keyfime. En güzel yiyecektir benim için. Bugün de biraz laf salatası yapalım istedim. Aslında “laf salatası” deyiminin anlamını biliyorum, fakat ben biraz farklı değerlendirerek yaklaşacağım bu deyime. Yani ordan burdan ufak ufak değinelim hep beraber bir şeylere istedim.
Derken aklıma yeni idrak ettiğimiz! 14 Şubat Sevgililer Günü geldi. Bizimde zaman zaman kendimizi kaptırdığımız ucundan kulağından az da olsa bir şeyler yaptığımız o güne. Her ne kadar böyle günlere pek sıcak bakmasam da. Zorla dayatılan kutlamalardan olduğunu düşünüyorum bu gününde. Bazı kesimlere pazar oluşturmak için, piyasayı hediye alışverişleri ile canlandırmaya çalışmaktan başka bir şey değil benim için.
Bütün bir yıl sevgililer günü olmalı sevenler için, bir günle etiketlendirilmemeli, sığdırılmamalı. Her zaman birbirine küçük sürprizler yapmalı sevenler, her gün sevgi sözcükleri fısıldanmalı kulaklara. Kutlayanlara sözüm yok, hatta insanlar böyle mutlu oluyorsa desteklerim de. Dedim ya bu sadece benim düşüncem.
Özellikle kadınlarımız, yani bizler adına yaklaşalım biraz da konuya. Maddi ve manevi tüm sorumluluğun üstünde, çoluk çocuk derdiyle, aldatılmayla, bir tek sevgi sözcüğünün esirgenip, itilip kakılmayla, bazen ağlamaktan başka çare bulamayıp gözyaşlarına sığınmakla, kıskançlıkla, gün boyu uğraşıp didinip yemekler hazırlayıp bir eline sağlık bile denmemesi ile, eşlerinin gözünde bir futbol maçı kadar değeri olmayıp, buna içerlemekle ve daha birçok olumsuzluklarla yaşayıp giderken böyle bir günde bir demet çiçek, bir hediyeyle dudaklarına vurulan sus payı mühürü ile kutlansa ne olur böyle bir gün kutlanmasa ne olur. Hayatın akışı değişir mi. Değişirse, ben susarım, hatta bu yazdıklarım için herkesten özür bile dilerim. Ama de-ğiş-mez.
Bizim güzel kadınlarımızda böyle günlere sıkıştırılan sözüm ona kutlama ve göz boyamalarla ne kadar mutlu olabilirler. Sahi mutlu olabilirler mi? Anlık mutluluklar değildir biz kadınların istediği, ömür boyu acı ve tatlıyı paylaşabilmektir.
Tahmin ediyorum ki yakında böyle özel günleri hatırlayamayacağız, unutacağız, daha bir çok şeyi unuttuğumuz gibi. Hepimiz biliyoruz ki et fiyatları aldı başını gitti, B12 vitamini de hayvansal gıdalardan karşılanabiliyor, en çok da etten. Bu vitaminin vücudumuzda yeterince bulunmaması da unutkanlığa neden oluyor. Bu gidişle unutkan bir toplum olmamız hiç de uzak değil. Genelini dar gelirli vatandaşlarımızın oluşturduğu toplumumuzda et almak neredeyse imkansızlaştı. Böyle olunca da unutkanlık vakaları gittikçe artacağa benziyor.
Yazımın başında da belirttiğim gibi, çok sevdiğim salataya talim edeceğiz gibi görünüyor.
Ne diyelim, et fiyatları belki düşerde, bizlerde yeniden hatırlarız bir gün, tek günlere sığdırılmaması gereken güzellikleri, sevgileri, kardeşliği, iyi olan her şeyi.
Desenize işimiz zor, et fiyatlarının düşmesini bekleyeceğiz toplum olarak.