KELİMELER ZAMANINI SORMAZ
Bazen bir “merhaba” ile başladı her şey hayatımızda,
Bazen, ”elveda” derken ayrılık acısıyla, yeniden bağlandık çok güçlü halatlarla hayata,
Bazen “nasılsın” dedik karşımızdakine, “iyiyim” diye pozitif bir şeyler duyabilmek için.
“Kim” dedik , “kimsesizliğimizi” anımsadık.
“Evet” derken çoğu zaman, “hayır” diyebilmeyi istedik. Yüzümüz yumuşaktır, kolay kolay hayır diyemeyiz, yanlış olduğunu bile bile...
“Pişmanlık” o da ne demeyin, herkes zaman zaman pişmanlığın ne anlama geldiğini öğreniyor.
“Aşk” istedik, geldi, ve bir gün “gitmeyi” öğretti hepimize.
“Hata” ben hata yapmam demeyin, hatasız kul olmazmış, şarkılar bile yazılmış bu kelime üstüne.
“Çocuk” dedik, işte en güzeli, “masumiyeti” öğrendik.
“Yollar” kavuşturdu, bazen aldı götürdü apansız, bazen de yeni ufuklar açtı önümüzde. Alabildiğine.
“Çok” demeyi öğrendik bir gün. Yetinmedik her şeyin çoğunu istedik. Doyumsuz insanoğluyuz ya.
“Güç” “para” dedik, nasıl da araç olmaktan çıkıp amaç haline getirdik. Güç ile para kardeş oldu günümüzde.
“Beyaz” dedik, karalara nasıl büründüğünü gördük.
“Ölüm” dedik, bitiş dedik, her şeyin gerçekten o zaman başlayacağını öğrendik.
“Ayrılık” dedik, acılarla kıvranmayı, içimiz yanarken ayakta durmayı öğrendik.
“Nokta” dedik, virgüllerle devam etmeyi öğrendik, yine de son veremedik.
“Aile” saadeti öğretti bize. “Huzuru”….
Ve,
Fakat, daha, ama, yok, var, sevgi, daha bir çok kelime, hepsi birbiri ile bağlantılı, ve hayatımızda hep varlar. Neler öğretir, neler gösterir, neler hissettirirler. Hepsinin ayrı ayrı yeri var, hepsi anlamlı. Gerekli. Yok sayılamaz, kelimeler zamanı mıdır diye sormaz, giriverirler yaşamlarımıza.
Bir de
“Keşke”ler olmasa.
Not: Arada bir de insan kendine sormalı “neden” diye. Başımıza gelen iyi, kötü, güzel, çirkin, mutlu, mutsuz her şeyin, kendi yaşadıklarımızla, yaşattıklarımızla, içimizde beslediğimiz iyi ve kötü duygularla alakalı bir nedeni mi var acaba...