İPİN UCUNU BIRAKMA
Hayat her gün farklı ve yeni yeni şeylere gebe, her zaman maalesef beklentilerimizi vermiyor bizlere, ama en önemlisi sağlıkmış bunu bir kez daha anladım.
Uzun süredir yazılarımla da ulaşamıyorum sizlere, ama buna şükür deyip geçtim klavyemin başına. Allah beterinden saklasın herkesi.
Bir süredir sağlık problemlerim sebebi ile kendi kabuğuma çekildim, ve bu arada doğru düzgün gazete bile okumadım, bıraktım hayatı bir yerinde, ve kendimi iyi hissetmeye başlayınca bıraktığım yere geri döndüm, bir de baktım ki, her şey aynı, herkes aynı, hala kavgalar, hala terör, gündem yine aynı.
Onlarda hayattan yenilikler bekliyorlardı, onlarında yarınları vardı. Son günlerde kaybettiklerimiz, teröre verdiğimiz şehitlerimiz, Allah rahmet eylesin hepsini.
Mevsimlerinde dengesi değişti, haziranda doğru düzgün yazı göremedik, sel suları aldı götürdü. Yağmur berekettir, çok gereklidir biliriz de, mevsimlere bir şeyler oldu, sel sularına kurbanlar verir olduk. Hayat her daim yeniliklere gebe dedim ya dünya da bundan nasibini alıyor. Allah sonumuzu hayır ede...
Tek fark zaman akıp gidiyor, hem de hiç durmadan, her gün ömürden alıp giderek.
Her gün bir eksilerek.
Peki bizler hala neyin kavgasını yapıyoruz, neden şöyle bir geriye dönüp, bakmıyoruz, tarihin tekerrürden ibaret olduğu gibi, bizlerde dünlerin tekerrürünü yaşıyoruz. İbret almayı da bilmiyoruz.
Yine mi karamsarlaşıyorum ne, söz vermiştim kendime, daha pozitif olacağıma, hayat felsefemdir aslında ama şu hastalık beni sanki biraz karamsarlaştırmayı başarıyordu ki, tekrar tuttum ipin ucunu. Bırakmaya da niyetim yok.
Yeni bir nefesle yeniden başlar hayat, her yeni nefes yeni bir hayat, o halde tüm güzellikleri ile çekelim hayatı içimize derin derin...
Hayat her gün bembeyaz elbiseler giydirmiyor üzerimize, siyahı da var grisi de, birde en üstün varlıklar olan biz insanlarda akıl var, yabana atılmasa...