İlme sarılmak
ÖNCE İLİM
Kararlaştırdığımız gibi Ömer Baba'yla buluştuk. Yine birlikte terasa çıktık, daha önce olduğu gibi semaver çalışmakta idi. Farklı olarak diğer masanın üstünde bilgisayar vardı. Bilgisayar açıktı, beni karşılamak için aşağı inmişti. Ben:
— Herhalde çalışmanıza mani oldum?
— Hayır, ben her halimle çalışmaktayım, bazen okuyor, bazen dinliyor, bazen de yazıyorum. Hepsinden de zevk alıyorum. Okuyamadığım veya dinleyemediğim gün huzursuz oluyorum. Hem çok önemli bir kural vardır, “ Ya öğrenici ol, ya öğretici ol ya da öğreten ve öğrenenlere yardımcı ol.” Ben her fırsatta bu üçünü de yapmaya gayret ediyorum.
— Bilgi ve bilgilenmek çok mu önemli?
— Yüce Allah'ın biz kullarına ilk emri “ oku” okumak bilgilenmek içindir.
— Oku derken, yüce yaratan Kur'an-ı okumayı mı kast ediyor?
— Bu konuda bazı yanlış anlayışlar vardır. Bazıları derler ki sadece Kur'an-ı ve dini ilimleri öğrenmeyi kast ediyor. Bu yorum eksik bir yorumdur. İnsanın okuyacağı üç kitap vardır. Birinci kitap “ Kur'an”, ikinci kitap “ kâinat “(evren), üçüncü kitap ise “insan”dır. Kur'an okunup anlaşılınca ilahi mesajlar detaylı olarak anlaşılır ve uygulaması kolay olur. “Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” buyurarak bilenlerin bilmeyenlerden üstünlüğüne işaret eder. Bilgi insanı yüceltir, cehalet ise alçaltır. Bilgisizlik karanlık, bilgi ise nurdur. Bilgi inkârcılığı ortadan kaldıran, sapıklığı ve sapkınlığı yok eden, karanlıkları ortadan kaldıran bir ışıktır. Kur'an; bilgi ve bilgilenmeyi ön plana çıkarırken insanları bilgisizlikten korumak için “Cahillerden olma” veya “ Cahillerden yüz çevir” ayetleriyle uyarır. İnsanların en büyük düşmanı bilgisizliktir.
— Bir insan bilgili veya bilgisiz olduğunu nasıl öğrenebilir?
— Sevgili peygamberimizin “Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz” buyruğu bizleri hayat boyu öğrenmeye teşvik etmektedir. Bilgi edinmeyi sürdürdükçe, gerçekte bilmediklerimizi de öğreniyoruz. Özellikle çağımız bilgi çağı, doğru bilgiye, doğru yoldan, çabuk ulaşmanın yollarını bulmalıyız. Her insan gece yatmazdan önce “Ben bugün ne öğrendim?” diye kendine sormalı, bir şeyler öğrenmiş ise Allah'a teşekkür etmeli ki Allah ilim nimetini artırsın, çünkü teşekkür nimetin artmasına sebep olur. Eğer bir şey öğrenememiş ise öğrenmeden yatmamalı. Bilgi edinmeyi prensip haline getirmeli.
— İlim araç mı, amaç mı?
— Bilgi insanlar için ulaşıncaya kadar amaçtır. Bilgiyi elde edince, Hakk ve hakikati bulmak için en önemli araç olur. Her insan önce ilmi sonra dini öğrenmelidir. Dini anlamak için de ilme ihtiyaç vardır. İlimsiz din de, dinsiz ilimde yıkıcıdır. Zaman bizlere göstermiştir ki imansız âlimler ve ilimsiz dindarlar insanları felakete, uçuruma götürmüştür. İman ve ilim sahibi Müslüman bir âlim kendisinden asırlarca sonra gelecek nesli dahi düşünmek gibi idealist olmalıdır. Din, bir takım geri zekâlı, korkuyu esas alan ve insanları gerilere sürükleyen insanlara bırakılırsa, içinde bulundukları toplumları manevi sefaletlere sürüklerler.
— Din adamı nasıl olmalıdır?
— Din adamı demek, kitleleri arkasından sürükleyen adam demektir. Böyle bir din adamında çok üstün meziyetler bulunması gerekir. İslam âlemin de özellikle Anadolu'muzda gerçek manada dinin yüksek esaslarını öğretecek din adamlarına ihtiyacımız vardır. Din, teknik ve ilim beraberliği olmadan insanlar için huzurlu bir hayat imkânsızdır. Din ilimle, ilim din ile, diğer bir ifade ile ilim adamı din ile, din adamı ilim ile barışık olmalı. Afrika'da, Çin'de, Hindistan'da ve dünyanın birçok ülkesinde, başka din mensubu ve putperestleri Hıristiyan yapmak için uğraşan papazlar uzun bir tahsil süresinden sonra gerekli meslekleri edinirler. Kimi doktor, kimi mühendis, kimi jeoloji, kimi arkeoloji gibi meslekler edindikten sonra dini eğitimi görmeye başlar ve her türlü soruya cevap verecek bilgiye sahip olduktan sonra misyoner olarak görevlendirilirler. Bizde ise bilgili din adamı yetişmesi istenmedi ve engellendi. Ölen insanların dini törenleri yapılamaz hale gelince imam hatip okullarının açılmasına izin verildi. Bu okullarda devlet liselerinde okutulan derslerin yanında dini bilgiler, Kur'an ve Arapça dersleri de verildi. Bu okullardan çok değerli, çağdaş din adamları yetişti. Kendini bilim adamı zanneden ideoloji kölesi bazı insanların gerçek din adamlarına tahammülleri yok. Dini bilmediklerinden dine ve din adamlarına saygı duymaz haldeler. Tasavvuf düşünürü Sehl der ki: “Saygı bilmezlik (edepsizlik) bilginin azlığından kaynaklanır.” Ayrıca, İ.Mes'ud, “İlim çok şey bilmek değil saygılı olmaktır” der.
— Efendim hep din ve din ilimlerinden bahsettiniz, Kur'an'ın işaret ettiği başka ilimler de var mı?
— Kur'an: “ Göklerin ve yeryüzünün yaradılışında, gece gündüzün bir biri ardına gelişinde, insanlara fayda vermek üzere denizde yürüyüp giden gemide, Allah'ın gökten yağmur yağdırarak yeryüzünü, ölümünden sonra diriltmesin de, sonra da yeryüzüne yürüyen hayvanları yaymasında, yelleri dilediği gibi estirip değiştirmesinde, gökle yer arasında emrine münkad olan bulutta, şüphe yok ki aklı erenler için varlığına ve birliğine deliller vardır.” Kur'an bu ve benzeri ayetler içinde geçen konular üzerinde insanları çalışmaya ve araştırma yapmaya teşvik etmiştir. Buradan hareketle İslam bilginleri astronomi, jeoloji, kozmoloji ve zooloji gibi ilimlerde çalışmalar yapmışlardır. Halifeler devrinde bir tercüme heyeti kurulur, Yunan, Hint ve İran'da var olan, astronomi, mantık. felsefe, tıp, zooloji, edebiyat ve tarih alanında ki kitaplar tercüme edilmiştir. Yapılan bu çalışmalar dünyaya ışık tutmuştur. Halen ABD ve Avrupa'da gerçek araştırmacı bilim adamları Kur'an - ı tetkik ettiklerinde Müslüman oluyorlar. Kur'an bilime ve bilim adamına karşı olsaydı bu araştırmacı insanlar Müslüman olmazlardı. Sevgili peygamberin “Dünyayı isteyen ilme sarılsın, ahireti isteyen ilme sarılsın, hem dünyayı hem de ahireti isteyen ilme sarılsın” hadisi ile sözümüzü noktalayalım.
— Efendim Yunus Emre'nin ”İlim, ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır” beyti de bu konuda bize ışık tutuyor değil mi?
— Bir sonraki sohbetimize bu beyitle başlayalım.
— Her zaman olduğu gibi verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyorum. Sohbetle bilgilenmekten çok zevk alıyorum.
Allah'tan bilgi edinmenizi kolaylaştırmasını niyaz ediyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun.
Yazar: Ömer Baba'nın Gündemi
http://www.cubukmedya.com/ sitesinden 24.05.2012 tarihinde yazdırılmıştır.