Gerçek derya
KUŞLARIN İSTEK VADİSİ IV
Kuşlar hep birlikte uzunca bir yolculuk yaptıktan sonra, geceyi geçirmek için bir yer buldular ve orada konakladılar. Güneş doğup da karanlık yok olunca, bulundukları yerin cennet kadar güzel bir yer olduğunu gördüler. Orada akan bir ırmak, rengârenk açan çiçekler ve meyve ağaçları vardı. Çavuş kuşu bu görüntünün tuzak olduğunu anladı ve diğer kuşları uyarmak için harekete geçti. Tam bu sırada sırmalarla bezenmiş, kanadının her tüyünde yüzlerce değil binlerce nakış olan Tavus kuşu, ortada gezmeye ve cilvelenmeye başladı. Onun bu hali diğer kuşların da dikkatini çekmiş olacak ki hepsi onun 120 cm. uzunluğunda olan ve yarım daire şeklinde açtığı harika görünümlü kanadını izlemeye başladılar. İlgilenmemek mümkün değildi çünkü ilahi kudret eli onu üstün ve eşsiz bir sanat eseri olarak bezemişti. Bütün kuşların ilgi odağı olmak tavus'un çok hoşuna gitmiş olacak ki, kendisini herkese daha iyi gösterebilmek için çabalıyordu. O her zaman diğer kuşlara cennetten ayrıldığını ve bir gün tekrar cenneti arayıp bulacağını söylerdi. İşte bu gün o aradığı cenneti bulmuş gibi sevinçliydi.
Bu düşünce onun bir gelin gibi cilvelenmesine, kanadının her bir tüyünü güneş ışınlarına tutarak parlatmasına ve bundan büyük bir zevk almasına sebep oluyordu. Sanki içinden, “İşte burası cennet ben de bu cennetin eşsiz ve benzersiz kuşuyum. Ben hep bir kılavuz olsun da beni karanlıklardan kurtarsın, bana tekrar cennetin yolunu göstersin diye dua ederdim. İşte şimdi dileğim gerçekleşti, aradığım cennete kavuştum. Artık benim hiçbir dileğim olamaz” der gibiydi.
Çavuş kuşu, Tavus kuşunun yanına gelerek “Ey Tavus, sen her zaman kuşların Cebrail'i olduğunu, daha önce cennette yaşadığını ve yaptığın yanlış bir iş yüzünden cennetten kovulduğunu söylerdin. Görüyorum ki, yine bir yanlışın peşindesin. Bu gördüğün yer sadece dünyada olan sanal bir cennettir. Diğer bir ifade ile gerçek olan cenneti derya olarak değerlendirirsek bu gördüğün ve cennet dediğin yer, o deryanın yanında bir damladır. Her damla denize ulaşmak, tüme varmak ister. Sen ise sadece aldatıcı bir görüntüden ibaret olan bu dünya cennetine istekli oluyorsun. Heveslerle dolu olan bu cennet ancak nefsanî hazlar peşinde olanların yurdudur. Gerçek deryaya yol bulmaya kudretin varken neden bir çiğ damlasına takılmaktasın. Lütfen bu saçma isteğini terk et de yolculuğumuza devam edip Simurg'a varalım” dedi.
Tavus – “ Ben padişaha ulaşacak değilim, kapısına kavuşmak bana yeter. Simurg'la ne alış verişim var, bu cennet benim yerim yurdum olsun yeter. Benim dünyada başka bir işim ve isteğim yok.''
Çavuş kuşu – “Sultana varacak gücün varken nasıl oluyor da bir görüntü seni yolculuktan alıkoyuyor anlamıyorum. Tümü arayanın, parçayla buçukla ne ilgisi olabilir. Er isen, adamsan tamamıyla tüm kesil, tüm iste, tüm ol, tümü gör.”
Çavuş kuşunun uyarılarına rağmen tavus, cennet sandığı yeri terk etmedi ve Çavuş kuşunu takipten vazgeçti.
Çavuş kuşu tavus kuşuna, “Sen hiç düşündün mü? Kanatlarına bu kadar eşsiz güzellik veren Allah, ayaklarını neden çirkin yarattı. Hep parlak tüylerine bakıp gösteri yapacağına birazda ayaklarına bak” diyerek diğer kuşlarla beraber oradan ayrıldı.
Tavus kuşu, kuşların havalanıp gittiklerini izledikten sonra bir ara ayaklarına bakıp ta çirkinliğini görünce 'Ah, Ah, Ah' diye ötmeye başladı. Tavus kuşunun ayakları kadar sesi de çok çirkindi. Artık çok geçti, kılavuz ve arkadaşları gitmiş kendisi “ah” ı ile yalnız kalmıştı. Arkasındaki parlak tüylerinin görüntüsü ve sanal cennetin güzelliği onun tuzağı olmuştu.
Hz. Mevlana, “Ey Tanrı! Yüz binlerce tuzak ve yem var, bizler de yemsiz kalmış haris kuşlar gibiyiz” diyerek bu yolculukta bizleri de tuzakların beklediğine dikkatimizi çeker ve devamla “Çünkü bazı insanlar istek ve tutkularını ilah edinir ve tutkunu oldukları şeylere tapınırlar. Putperestler puta tapınmayı alışkanlık haline getirdiklerinden, putlarının etrafına toplanır ve tapınırlar. Onlar kendilerini yollarından alıkoymak isteyenlere de düşman olurlar.” buyurur.(C.2, 3458–3463)
Gerçek hak aşığı Yunus Emre'nin şu beyti ile sözü noktalayalım.
Cennet cennet dedikleri
Birkaç evle birkaç huri
İsteyene ver sen anı
Bana seni gerek seni.
Allah yar ve yardımcınız olsun.
Yazar: Ömer Baba'nın Gündemi
http://www.cubukmedya.com/ sitesinden 24.05.2012 tarihinde yazdırılmıştır.