BUGÜN FOTOĞRAF SANATÇISI OLMAK İSTİYORUM
Bugün fotoğraf sanatçısı olmak istiyorum. Elime versinler bir fotoğraf makinesi salsınlar sokaklara. Hatta profesyonel bir sanatçı olmama da gerek yok, amatörce de yapılır. Ama öyle hüzünlü fotoğraflar çekmek istemiyorum, her yerde gülen yüzler görmek istiyorum. Şu buz gibi Ankara günlerinde. Sıcacık gözler görmek istiyorum. İçler ısıtan.
Çok bir şey mi istiyorum?
Galiba çok.
Zor değil mi?
İçler ısıtan gülen gözler görmek şu günlerde. Olsun ben umut doluyum, iyi düşünüyorum ki iyilikler bulsun bizi. Pozitif duygular pozitif olayları çekermiş ya.
Hadi böyle diyelim de ne kadar,
Köşe yazılarını okuyorum, herkes birilerine laf yetiştiriyor,
Gazeteleri okuyorum, kaza, felaket, hiç bitmek bilmeyen politika haberleri,
Televizyonu açıyorum, ya şu izlemeye tahammül edemediğim izdivaçlar, ya bağırıp çağıranlar, ya günlük aynı haberler, işsizlik, feryat figan. Ya da bir belgesele rastlasam eskaza, büyüğün küçüğü yuttuğu doğa kanunları. Şehirlerde de durum pek farklı değil ya.
Çevreme bakıyorum, herkes bir koşuşturmaca, bir telaş, hayat kavgası içinde. Daha neler neler.
Üf bu günlük sevgi pıtırcığı olamayacağım. Pek beyaz değil nedense etraf, her ne kadar karlar düşmeye başlasa da usul usul. Tüm bu sıkıntılar içinde kimseden de bunu bekleyemeyeceğim.
Ben şimdilik umut ekeceğim, sulayıp büyüteceğim, belki gün gelip biçeceğim. Hani şu ünlü sitelerdeki ekip biçme, satıp alma, çiftlik büyütme oyunları var ya ondan daha kolay umut ekme işi. Hiçbir şeye ihtiyaç yok, umut dolu bir yürek, iş görür.
Hasat günü ne zaman gelir bende bilemiyorum ama, nasılsa her gün bir gün gelecek mutlaka.
Ama taktım kafama şu fotoğraf işini, biliyorum zamanı geldiğinde o hayalini kurduğum dünyanın fotoğraflarını çekeceğim. Çekeceğiz hep beraber. Umut ekmedik mi? Haydi sulayalım hep beraber.