BİR ANNENİN ÇIĞLIĞI/AFRİKA

BİR ANNENİN ÇIĞLIĞI/AFRİKA

“Bu gün çocuğum aç uyuyacak,  Allah”ım yardım et, onu da diğerleri gibi kaybetmek istemiyorum, açlıktan, susuzluktan,  elini uzatacak kimse yok mu? Yavrum günlerdir aç, bir lokma ekmek, birazcık su verecek yok mu?” Afrika”da binlerce, milyonlarca annenin çığlığı bu. Duyabiliyor muyuz? Duysak da anlayabiliyor muyuz? Onlar için ne yapabiliriz, biraz duyarlılık, biraz vicdan...

Hep biliriz, duyarız, bir çok kare canlanır gözümüzde Afrika deyince. Hep aklımıza gelen açlıktır, sefalettir. Sağlık sorunları ise diz boyu, duyarlı Türk Doktorları Afrika”ya “yüz bin katarakt projesi”  adı altında yardıma koşuyor, bundan daha asil ve gurur verici ne olabilir ki.

Afrika, duygularımızın bam teline dokunur yıllardır. Ama ne yapabiliyoruz?

İnternet gereği gibi kullanıldığında çok faydalı ve hayırlı işlere vesile olabiliyor, tıpkı bugün benim tesadüfen  facebook ta tanıştığım bir grup gibi. “Afrika Yardım Gönüllüleri” grubun adı. İyi ki gördüm bu grubu, unuttuğumuz göz ardı ettiğimiz gerçeklerle bir kez daha yüzleştim. Herkesi davet ederim bu yüzleşmeye, kim hayırlı bir işin ucundan az da olsa tutsa bir adım daha yol alır, bir can belki kurtulur.

Türk insanı Afrika”ya el uzatıyor, dünyanın unuttuğu Afrika”ya. Gelin bizler unutmayalım. Bu iyilik okyanusunda bir damlada bizden olsun.

Bizim çocuklarımız şanslı çok şanslı, bakın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramına sayılı günler kaldı, şimdi biz öyle telaşlar içindeyiz ki, kıyafetleri, gösterileri, onların gözündeki ışığı görmek için yanıp tutuşuyoruz. Bayramları kutlu olsun yavrularımızın, Vatana Millete hayırlı evlatlar olarak yetişsinler, ömürleri hep bayram coşkusunda geçsin, geleceği gören Büyük Önder Atatürk bizim çocuklarımızı nasıl unutmadıysa bizlerde o çok uzaklardaki tenleri siyah yürekleri bembeyaz çocukları unutmayalım. Onlara da bayramlar yaşatalım, biz şükretmeyi unutmuşken, verilen nimetlere saygı bile göstermeyip, hep daha fazlasını isterken Afrika”daki bir çocuğun bayramı belki bir dilim ekmek olacak. Başka söze ne hacet...

Üç nokta ile biter benim cümlelerim, söyleyecek sözüm çoktur ama sükut etmeyi severim...

Şimdi sükut ediyor ve herkesi toplumsal duyarlılığa davet ediyorum.

Yukarıdaki annenin çığlığını belki bizlerde bir gün atmak zorunda kalabiliriz, çok geç olmadan şunu düşünelim. Neler yapabiliriz.

Yazar: Serap Kankılıç
http://www.cubukmedya.com/ sitesinden 08.02.2012 tarihinde yazdırılmıştır.