AF DİLEME ZAMANI

AF DİLEME ZAMANI

Küçükken bana nasihat edenlere İçin için kızardım. Herkes kendi derdine baksa diye ara ara kendimce diklenirdim.

Dedim ya o zamanlar küçüktüm, şimdi daha iyi anlıyorum zamanın büyüklerinin neden nasihat ettiğini, iyiliğimizi isterlermiş de biz asilik edermişiz . Şimdi nasihat eden ben oldum, bir yara sarabilir miyim diye,  artık büyüdüm. Bazen hiç istemesem de büyüdüm. Hatta yolu yarıladım. Nasihat etme sırası şimdi bizde. Ama nasihatlara da eskisinden daha çok ihtiyacım var.

Çünkü insan büyüdükçe daha çok ihtiyaç duyuyormuş yeni bilgileri, tecrübelere, hayat hakkında olumlu olumsuz her tür edinime.

Küçüklüğümüzde biz yeğenlerini dizleri dibine oturtup sohbeti ile doyuran, bize “her zaman dürüst olun çocuklar” diyen pamuk yürekli sevgili amcam artık senin nasihatlarını hiç duyamayacak mıyız? Bilsen ne çok ihtiyacımız var.

Şimdi sen bize öyle büyük bir nasihat daha ettin ki, farkında olmadan. Yaşamı sevdirdin, hayata her daim sımsıkı sarılmayı öğütledin bizlere. Mücadele etmeyi öğrettin.  Sen koca çınar, koskoca kanseri yendin de kalbine mi yenik düştün, çok mu yorgundu yüreğin. Bilemedik affet.

Nasihatlara kucak açma, hata yaptığın herkesten her şeyden af dileme zamanı şimdi. Tam da şimdi. Yarın geç olabilir.

İncittiğin her yürekten, dinimizce “öf” bile demememiz gereken, ama zaman zaman saygısızlık yaptığımız ana babamızdan, eşimizden, dostumuzdan, evladımızdan. Af dileme zamanı.

Belki yeterince zaman ayırmadığımız, oyun oynamadığımız, kırda bayırda koşup coşkularına ortak olmadığımız çocuklarımızdan,

Belki yeterince ziyaret etmediğimiz, bayramı seyranı unutup ellerini öpmeye gitmediğimiz aile büyüklerimizden, akrabalarımızdan,

Bilerek, bilmeyerek, hakkını yediğimiz her canlıdan,

Hor kullandığımız Allah”ın emaneti bedenimizden,

Sebepsiz yere olur olmaza ağlattığımız gözlerimizden,

İçini zaman zaman kin ve nefretle doldurduğumuz yüreğimizden,

Üzerinde yaşadığımız ve her gün kirletip yok ettiğimiz dünyadan,

Ve,

Ve bize bir annenin evladına olan şefkatin milyonlarca kat fazlası şefkatle, her şeyi veren, ama karşılğında sadece kulluk görevlerimizi yerine getirmemizi bekleyen Allah”tan af dileme zamanı.

Çok geç olmadan.

Ben geç kaldım.

Ve,

Kendi adıma bir af isteğim var, sevgili amcam, son günlerinde yanında olamadığım için, son kez elini öpüp seninle vedalaşmaya zamanımız olmadığı için affet beni. Bilemedim bu kadar erken gideceğini. Mekanın cennet olsun.

 

 

 

Yazar: Serap Kankılıç
http://www.cubukmedya.com/ sitesinden 24.05.2012 tarihinde yazdırılmıştır.