ANKET
Çubuk'ta KİM Kazanacak ?
YAZARLAR
Serap Kankılıç
PİYASALAR
DOLAR
2,1295
EURO
2,9395
IMKB
73.476
HAVA DURUMU
Antalya 12 / 20 °C
Ankara 3 / 20 °C
İstanbul 12 / 18 °C
İzmir 7 / 18 °C
MAİL LİST
BURÇLAR
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hakkında Merak Edilenler

Çubuk'ta yayın yapan Çubuk Medya, Çubuk Sesi, Haber Çubuk ve Yeni Haber Gazetesi temsilcileri YBÜ Rektörü Prof.Dr Metin Doğan'ı Makamında Ziyaret etti
23 Mayıs 2011 / 23:03
Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, “Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Çubuk'ta kurulacaktır” sözünü söylediği tarihten bu yana, tam bir belirsizlik halinde yürütülen, Üniversite kuruluş çalışmalarına ışık tutmak için sizler adına, Sayın Rektör Prof. Dr. Metin Doğan'dan randevu talep ettik. Kuruluş aşamasında ki Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ile ilgili merak edilen sorulara yanıt aradık.

Yıldırım Beyazıt Rektör'ü Prof. Dr. Metin Doğan'a ilk sorumuz Çubuk'a yaptıkları ilk ziyaretlerinde, Çubuk halkı ile bir toplantı düzenlenip neden gerekli açıklamaların yapılmadığı ile ilgili oldu.


Doğan; ' Henüz net bir şey yokken, gerekli sağlam adımlar oluşturulmadan bunu gerekli görmedim. Bu konuda çalışmalarımızı tamamladıktan sonra yapmayı uygun gördüm. Belki de sizin bu randevunuz güzel bir tesadüf oldu. Bu yapılan açıklamaları sizlerde yerel medya olarak halkımızla paylaşacakınız bizlerde ayrıca Çubuk'ta halkımızla elbette başka bir bilgilendirme toplantısı düzenlemeyi düşünüyoruz'. dedi

Yerel Basın olarak bu toplantıyı, Esenboğa'daki Rektörlük binanızda yapmanızı çok isterdik sorumuza,

Doğan; 'Evet, gerçekten bizde çok isterdik. Ancak bina hazır olmadığı için henüz orayı kullanamıyoruz, çatısı akıyordu, kaloriferleri yanmıyordu, çevre düzenlemesinde bazı eksiklikler vardı. Ankara Valiliği tarafından bu bina (İl Özel İdaresi Eksi Hizmet Binası) bize tahsis edildi, ilk aşamada bu binayı kullanmayı uygun gördük. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, şehrin batıya doğru olan kentsel gelişimine rağmen, Ankara'nın kuzeyinde kurulmuştur. Üniversitemiz, kuzeyin gelişimi için öncü olacaktır. Çubuk ilçesinin bu değişime katılabilmesi için, Ankara'nın kuzeyine doğru ciddi bir yönelim var. Bu üniversite de bu yönelimin bir adresidir. Bu bölgede Fuar merkezi yapılacak, havalimanı burada, Havalimanı ile Ankara'yı birleştirdiğinizde bundan en çok Çubuk faydalanacaktır. Bizler, Çubuk ilçesinin havalimanının yanında bir bölgede kurulmuş olmsaını çok isterdik. Ankara'nın kuzeyinde kurulacak tek Üniversite olan Yıldırım Beyazıt Üniversitemiz, kuzeyin kaderini ciddi anlamda değiştirecektir' dedi.

Yerel Madya Mensuplarımızın (İl Özel İdaresi eski binasını kast ederek), Binanız çok güzel olmuş, sözleri üzerine,
Doğan: 'Burada yeni olan bir şey yok, bu bina bize bu şekilde tahsis edildi, dekorasyon yapmadık, açıkcası buraya bir şey yapmakta istemiyoruz' açıklamalarında bulundu.

Basın menuplarının, Sayın Başbakanımız üzerine basa basa Üniversite, Çubuk ta kurulacak açıklamalarına rağmen, ilçede bir teredütte yaşanmıyor değil ayrıca Çubuk'lu vatandaşlarımız; Esenboğa ve Yeniceye kurulacak Üniversitenin, Çubuk'a faydası olmaz düşünceleri var siz bu konuda neler düşünüyorsunuz sorumuza,

Rektör Doğan: 'Yanlış düşünüyorlar diyebilirim. Her vatandaşımız ister bulunduğu yere Üniversite gelmesini, bunu bende isterim. Benim köyümün yanınada bir Üniversite kurulmasını, ayrıca bende Geredeli'yim. Topraklarımın yanında Üniversite kurulmasını hepimiz isteriz haklı olarak.
'Ayrıca geçenlerde bir haberinizi okudum ” ELİN REKTÖRÜ TEMEL ATIYOR” bunu yazdınız ve çok üzüldüm, ama inanın sizleride anlıyorum. Çubuk'ta Üniversiteyi herkes bekliyor. 5 yaşında bir çocuğumuzun bile dilinde bu Üniversitemiz var. Buna da ayrıca çok seviniyoruz, şunu söyleyebilirimki, orada kurulan Üniversitenin, Rektörü dışında başka bir atamaları yapılmadı. Sadece Rektörü var. Söz konusu Üniversite için arazi tahsisi önceden hazırlanmış, projesi önceden çizilmiş. Hayırseverlerin kiminin hangi binayı yaptıracağı, daha önceden belirlenmiş. Büyükşehir Belediye Başkanı bunları rektör atanmadan belirlemiş. Şimdi siz temel attı diyorsunuz. Bakın ve izleyin kimin daha önce nasıl gelişeceğini takip edin. Tabi ki isterim onlarda daha iyi ve hızlı bir şekilde gelişsin. Ülkemiz genelinde birlikte kurulduğumuz yedi Üniversite içerisinde inanın diğerlerinden daha öndeyiz diyebilirim, Üniversite olarak'.

Basın mensuplarının, geçen hafta ilçemize Bakanımız Cemil Çiçek geldi, Üniversite ile ilgili sorular sorduk. Çiçek'in açıklamaları “beni karıştırmayın bu işlere” şeklinde oldu. Daha öncede AKP Bölge Milletvekilimiz Haluk İpek'e sorduk, ''arkadaşlar ilgileniyorlar'' açıklamasında bulundu. Üzeri kapalı bir şekilde açıklamalarda bulunuyor siyasilerimiz, vatandaşın tereddüdü gerekli bilgi alamamak ve Üniversite Esenboğa'dan güneye gidiyor, bu tarafa hiçbir şey olmuyor düşüncesi taşıyorlar. Üniversite olarak Bağındaş mevkiine bir fakülte kurulması düşünülüyor mu ? sorumuza,

Rektör Doğan; 'İlk aşamada o bölgede bir şey düşünmüyoruz. Ancak ilerde, Veteriner Fakültesini burada kurmayı planlıyoruz. Çünkü Organize Sanayi Bölgesi (OSB) o bölgede kurulacağı için, uzun vadede Ziraat Fakültesi ve Veteriner Fakültesini o tarafa düşünüyoruz, ama şu anda kurulmuş fakülteler değil' sonraki aşamalar için geçerli. İlk aşama olarak kurulan fakültelerimizi, Esenboğa, Dumlupınar, Yenice, Kızılca, Melikşah, bölgesindeki ana kampüsümüzde kurulacak'.

'İkinci aşamada, Eğitim Fakültesi ve İlahiyat Fakültemizi, Çubuk'un içindeki alana, yani Gazi yerleşkesinin bulunduğu alana kurmayı hedefliyoruz',

'Üçüncü aşamada ise Veteriner Fakültesi ile Ziraat Fakültelerimizi kurulmasını düşünüyoruz, bu Fakültelerimizide (OSB)' ye yakın olması açısından o bölgeye yakın alanlara kurulmasını düşündük, hem de organize (hayvancılık) sanayi bölgesi ile ilişki içinde olsun diyoruz ama kampüste bütün fakültelerin olması dünya da kabul edilen bir şekil, fakat bunları da kampüs içinde planladığımızda Çubuk için iyi olmayacağını düşündüğümüzden dolayıdır ki, O yüzden bunları ikinci aşamaya ve sonrasına bıraktık'.

'Veteriner ve Ziraat Fakültesini arka taraftaki atış alanı veya kargın köyündeki araziye kurmamız iyi olur ancak, orada arazi büyük ama rakım çok yüksek, o bölgedede ne yazık ki böyle bir sorun var. Ama (OSB) bölgesine yakın olduğu için, onu oturup o zaman konuşmak lazım, atış alanına mı olsun, kargın tarafına mı olsun? Hangisi daha cazip? zaman göterecek. Zannediyorsunuz ki, ben oraları hiç gezmiyorum, bütün bölgeyi inanın gezdim'.

Yerel basının, Akkuzulu'da bulanan bölgeyi beğendiğinizi duyduk sorusu üzerine

Rektör Doğan; 'Bir işi planlarken reel planlamak gerekli, hayali bir şeyi planlamaya gerek yok, daha önceki yıllarda da bir çok üniversite kuruldu. Türkiye'nin her ilinde üniversite kurulmuş durumda. Önceleri kural şuydu, bütün üniversitelerde Fen Edebiyat Fakültesi olması temel şarttı. Onun dışındada bir iki yüksekokul ve bir kaç fakülte olursa üniversite kurulur şeklinde kanuni öngörü vardı'.

'Şu anda Türkiye'de yeni Üniversite kurduğumuz için biliyorum, Biyolog, Fizikçi Matematikçi, Temel bilimler, Kimyacı bir çok akademisyen var ki, bir çok Üniversite bulunmasına rağmen kendilerine istihdam edilecek yer bulamıyorlar. Bugüne kadar ciddi bir planlama yapılmamış. Türkiye'nin neye ihtiyacı var ona göre bölümlerin yapılandırılması lazım. Bu kadar Fizikçiye bu kadar Kimyacıya, bu kadar Biyolog'a yazık değil mi? İş imkanı bulamıyorlar. Temel bilimlerde lisans bölümü açmıyoruz. Çünkü mezun ettiğimiz öğrencinin işsiz kalacağını bile bile niye açalım? Toplumun ihtiyacı olan bölümleri açmak gerekiyor. Bütün planlamamız buna yönelik, birincisi bu'.

'İkincisi de bu Üniversite Uluslararası bir Üniversite olma yolunda ve yabancı dil ile eğitim yapmak zorunda. Bu Türkçeyi sevmediğimiz anlamına gelmesin. Elbette ki en çok biz seviyoruz dilimiz Türkçemizi ama maalesef iletişim dili İngilizce olmuş. Yani bunu biz de yapmadık. Bir bilimsel bir bilgi ürettiğinizde bunu ancak insanlara İngilizce aracılığı ile takdim edebiliyor veya oradan bir bilgi almak istediğinizde, İngilizce aracılığı ile alabiliyorsunuz'.

'Türkiye'nin jeopolitik konumundan dolayı, bulunduğu konum itibari ile, komşu ve etkileşim içerisinde olduğu ülkelerin dillerinin de eğitimini vereceğiz. Bizim İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültemizin dekanının dalı Farsça'dır. Haftada bir, ikili görüşmeler nedeni ile İran'a gidip orada devlet büyüklerine tercümanlık yapıyor. Çünkü bizim komşularımızla yakın bir ilişkimiz var, sadece İngilizce yetmiyor. Komşularımızlada tutup İngilizce anlaşmamızın anlamı yok. Onlarla da ya kendi dili ile ya da Türkçe ile konuşmamız gerekir, onlarda Türkçe öğrenecek. Elbette ki Dünyanın tamamı ile anlaşmak istediğimizde İngilizce şart'.

'O yüzden Tıp Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, İşletme Fakültesi bu sene açacağımız bölüm. Hemşirelik açmayı hedeflediğimiz Sağlık Bilimleri Fakültesimizde, İngilizce eğitim vermek istiyoruz. Belki bazılarında sadece İngilizce hazırlık sınıfı koymak istiyoruz ama ilk dört tanesi, Tıp, Siyasal, İşletme ve Mühendislikte, İngilizce okutmayı düşünüyoruz. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültelerinin durumu biraz farklı. Çünkü Tarih, Fizloloji, Türkçe, Türk Edebiyatı, Yakın Tarih gibi biraz daha kendimizle ilgili bölümlerde var. Onlarda da mümkünse İngilizce hazırlık bölümü okutmayı düşünüyoruz. Onun dışında alanların ilişkili olduğu dillerde var. Tarih, Arapça, Osmanlıca ve Farsça ile çok ilişkili, Matematik Rusça ile ilişkili, bu İlişkili dallardaki dilleri öğretmeyi düşünüyoruz. İslam ve Toplum Bilimleri için bunu tam olarak söyleyemem, diğer fakülteler için ise eğitim dilimiz İngilizce olacak' dedi.

*Yerel Basının, Üniversite ile ilgili arazi tahsisi yapıldı mı?, Çubuk'un güneyinde bulunan Esenboğa, Yenice, Dumlupınar tarafındaki araziler ne kadar bir alan, Fakülteler içerisinde Tıp Fakültesi de kampüs içerisinde mi olacak, başka yer mi düşünüyorsunuz? sorusuna,

Rektör Doğan; 'Yaklaşık 3000 dönümlük bir arazi tahsis oldu. Burada 3000 dönümlük alan içinde şu anda hali hazırda kurulmuş olan yedi fakülte ve yüksek okul kurulacak. Daha sonra ki ikinci aşamada, az öncede söylediğim gibi Eğitim Bilimleri ve İlahiyat Fakültesi için Gazi Üniversitesinden projelerini de aldık. Üniversite olarak şu anda stratejik plan hazırlıyoruz. DPT kuruluş aşamasında bütün kurumlar için. Buna Üniversiteler de dahil yıllık, üç yıllık, orta vadeli daha sonrada 20 yıllık stratejik planlarını oluşturmalarını istiyor, bizimde Üniverite olarak hedeflediğimiz şeyler bunlar'.

'Şu anda orada bir tereddüt var. Tıp fakültesi burada mı olsun başka bir yerde mi olsun şeklinde. Tıp Fakültesi ile ilgili Dünya'da kabul edilen görüş, kampüsün içerisinde olmasın, yanında yakınında olabilir. İçinde olmasını değilde, vatandaşların doğrudan gidip gelmesi gereken kolay, ulaşabilmesi gereken bir yerde olması gerekir. Bunun için biz projemizde kampüsün kenarında olacak bir şekilde planlama yapıyoruz fakat Ankara'da iki tane büyük Sağlık şehri projesi var. Eğer Başbakanlık bize derse ki, ayrıca bir Tıp Fakültesi kurmaya gerek yok, bu sağlık şehirleri ile afiliate olun derse o zaman ayrı bir fakülte kurulur'.

'Biz Kampüsün kenarında daha ön tarafında Tıp Fakültesi kuracak şekilde planlamamızı yapıyoruz. Kısa vadede siz biliyorsunuz hatta eleştiriyorsunuz da, Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi ile afiliate bir çalışma yürütülüyor. Bu sadece bize özgü bir şey değil. DPT nin bu sene çıkardığı, kararla ilgili, Eğitim Araştırma Hastaneleri ve Üniversite hastanelerinin aynı anda kurulması çok istenmiyor. Bir bölgede Eğitim Araştırma Hastanesi varsa, aynı yere Üniversite Hastanesi de yapılmaz, çünkü duble yatırım olur. Devletin kaynaklarının verimli kullanılması açısından şuan ki afiliasyonumuz kısa vadeli bir işlem uzun vadede kendimize ait ayrı bir Üniversite hastanemiz olacak'.

'Ankarada bölgemiz bu sınırlara girmiyor. Sınırlama 850 bin nüfusun altındaki iller için geçerli. Bu illerde ya Eğitim Araştırma Hastanesi olacak ya Üniversite Hastanesi ya da Devlet Hastanesi olacak. Kendi Üniversite Hastanemizi de yapabiliriz ancak, ben iki tane hastane kurduğum için biliyorum, bir hastanenin kuruluşu, oturup çalışmaya başlaması için, binası bittikten sonra üç yıllık bir süre gerekiyor. Bina ile birlikte 8-10 yıllık bir zaman var. Bu üniversite hastanesi olduğunda öğretim üyelerinin vs.nin, oturması 10-15 yıllık süre. Nüfusu daha az olan yerler için, nüfus problemi olmayan illerde minimum 10 yıllık bir süre gerekiyor. Şimdi biz Tıp Fakültemizi kurduk dedikten sonra 10 yıl, beklemek mi doğru, yoksa üç ay içerisinde Tıp Fakültesini faaliyete geçirmek mi doğru? Bunun takdirini size bırakıyorum'.

'Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi ile birlikte kullanım protokolü imzalamış bulunmaktayız, bu yeni bir örnek. Türkiye'de ki diğer bütün Tıp Fakültesi kanunen kurulup ta hastanesi olmayan, bir çok Tıp Fakültesi var. Öğrencilerini başka tıp fakültelerinde okutan Üniversiteler var. Kastamonu Tıp, Hacettepe'de okutuyor. Yozgat Tıp, Ankara'da okutuyor, bunları örnek verebilirim. Bakın üç buçuk aylık bir tıp fakültesi olmamıza rağmen, kendi öğrencimizi kendimiz okutmayı düşünüyoruz. Böyle bir örnek yok Ülkemizde, Dünyada da olduğunu zannetmiyorum. Kuruluşundan üç ay sonra öğrenci alabilecek konuma geldik, bunlar tabi çalışmalarımızdahilinde oluyor'.

'Ankara'da zannederim 400 civarında akademisyen var, Doç. Ve Prof. düzeyinde Üniversite kadrosunda olmayan. Çünkü bizde oradan geldik, asla onu inkar etmeyiz, üniversite geçmişimiz ve asistanlık ihtisas döneminden sonra benim meslek hayatım, daha çok Eğitim Araştırma Hastanelerinde geçti. Klinik şefi olarak doktora düzeyinde biz eğitim veriyoruz. Yeterli mekan var, yeterli insan gücü var, yeterli akademisyen var, sadece doktora eğitim veriyoruz. Lisans düzeyinde Tıp Fakültesi eğitimi vermiyoruz, aslında kaynakların israfı anlamına geliyor, işte bu potansiyeli değerlendirmek amacı ile, Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi ile afiliasyon protokolü imzaladık. Bizim hocalarımız orada şu anda hem hastalarına bakıyor, hem de eskiden yaptıkları gibi asistan eğitimi veriyorla. Önümüzdeki yıldan itibaren de Tıp Fakültesi öğrencilerimiz eğitimlerine başlayacaklar' dedi.

*Çubuk Devlet hastanesinin kullanılma imkanı olabilir mi? Çubuk devlet hastanesinin beğenilmediği ile ilgili duyumlar var, sorumuz üzerine

Rektör Doğan; 'Çubuk Devlet Hastanesi yeni bina olduğu için, Müsteşar beyle görüştüm, burayı bize devredebilir misiniz, orayı kullanalım diye taleplerimizi ilettik ancak orası yetmez, yani Üniversite Hastanesi için yetmez, ama ek bina olarak belki kullanabiliriz diye düşündük ancak, Sağlık Bakanlığınca sıcak bakılmadı açıkçası. Bizde o konuda fazla ısrar edemedik. Çünkü sonuçta Sağlık Bakanlığı binayı yapmış bitirmiş, hizmete açmak üzere iken bizim orayı almak istememizde doğru olmaz sanırım. Yalnız ortaklığa sıcak bakabilirler, Atatürk Hastanesindeki gibi olabilir, birlikte kullanım protokolü imzalanabilir. Rize'de, Sakarya'da, Muğla'da Türkiye'de Tıp Fakültesi olan fakat Hastanesi olmayan bütün Üniversitelerinde yolunu açmış olduk. Bizim de üç ay içinde öğrenci almamız için başvuru yapmamızı sağlamış oldu. Çünkü hazır bir potansiyel enerjiyi, kinetik enerjiye çevirmiş olacağız, önümüzdeki ilk yıl Tıp Fakültesi Öğrencimizi alacağız. Önce hazırlık okuyacaklar' dedi.

*Çubuk Devlet Hastanesi, Üniversiteye geçse daha iyi olmaz mı? sorusuna

Rektör Doğan; Evet yani bizim kendi hastanemiz olmasından mutlu oluruz. Sonuçta attığımız her adım da sağlık bakanlığı ile müştereken atmak durumundayız. Yani özgür bir adım atamıyoruz. Ama gelecekte biz bunun böyle devam etmesini de çok istemiyoruz. Üniversite olarak kendi hastanemiz olmasını arzu ediyoruz. Ama bunun için on yıllık bir süreç gerekiyor. 1995 Yılında ilk uzman olduğumda ihtisası bitirdiğimde bir çok üniversiteyi gezdim. O zaman onlar yeni kuruluyordu Isparta; Aydın, Denizli, Kırıkkale, Bolu'daki Tıp Fakülteleri yeni kuruluyordu. Ben öğretim üyesi olarak oralara başvuru yaptığımda, gelişme süreçlerini izledim. Bolu'daki Tıp Fakültesi daha yeni bir hüviyet kazanmış, Denizli biraz daha hızlı aydın hızlı, Isparta da biraz yavaş olmuş. Yani bir tıp fakültesinin kurulumu 10-15 yıllık süreç gerektiriyor. Biz bu kadar bekleyelim mi, yoksa hızlıca başlayalım mı. Bizim bu ortaklığa sıcak bakmamızın iki nedeni var, hazır öğretim üyesi potansiyeli var, hazır hastane var, işte bu sene öğrenci alabiliyoruz. Böyle bir hız nerde var? Öğrenci alma düzeyine gelmek için 10-15 yıl bekleyen tıp fakülteleri var.

*Esenboğa'daki 3000 dönüm arazi yeterli olacak mı? Kurulurken 6000 dönüm bir araziden bahsedilmişti, genişletilmesi düşünülüyor mu? İmar çalışması yapılacak mı?sorumuza,

Rektör Doğan; 'Orada artık genişleme olmaz. İçinde kalan bölümde şahıs arazileri var. Biz şahıs arazilerini alabilecek gücümüz yok'
'Evet imar çalışması yapılacak muhtemelen, şahıs arazileri varsa onlar kenara alınmak durumuyla, üniversite arazimiz birleştirilecek' dedi.

* Doğal olarak Rektörlük de bu arazi içinde olacak? Çubuk merkezde Gazi yerleşkesinde rektörlük olabilir mi? sorumuza,

Rektör Doğan;'Belki şu an ki rektörlük binasını devam ettireceğiz, belki kampüsün içinde olacak onu zaman içerisinde belirleyeceğiz' dedi.

* Şu anda Gazi Üniversitesi yerleşkesinin devri ne aşamada? sorusu üzerine

Rektör Doğan; 'Gerekli yazışmalarımızı yaptık. Oradaki problem oradaki birimlerini boşaltacak yer bulmakta zorlanıyor. Birimleri ile birlikte bize vermek istiyor. Bunu açıkça söylemediler ama. Bizim tahminimiz bu. Yeni yapılanmakta olan bir üniversiteye daha eski den yapılanmış bir meslek yüksekokulunu bağlamak, çok da mantıklı değil, yani bizim şu anda kendi fakültelerimizi kurarken, 6-7 sene evvel kurulu iki meslek yüksekokulunu bize bağlamak, çok mantıklı gelmedi. Biz meslek yüksekokulu açmak istemiyoruz. Sonuçta yabancı dille eğitim veren fakültelerinin yanına meslek yüksekokullarını eklediğimizde diğer Üniversitelerden farkımız olmayacak. Bizim planlarımızda meslek yüksekokulu kurmak yok'

'Bu yıl alacağımız öğrenci 300-350 civarında, Gazi yerleşkesindeki yeri boşalttırsak, Çubuklu'lar der ki “burada 1000 öğrenci vardı, 300 e düştü” … bu da bir suç olacak bizim için. Bunu gelecek yıla beklemek daha mantıklı. Bu sefer diyecekler “üniversite kuruluyor diye öğrencimiz artacak ama şimdi azalıyor,” diye bir mantık da doğabilir.

İsmail Özdemir: Önemli değil, Biz bu rakama da kabulüz, Yeter ki öğrenci gelsin.

Rektör Doğan; 'Gazi Rektörlüğüyle bir çok kez görüştük. Önemli olan, orayı bize boş olarak teslim ve tahsis edebilmeleri'. dedi.

Refik Bayram: 'Sayın Rektörüm, Üniversite kurulacak dendiğinde Çubuk'ta yaşayan vatandaşlar, Gazi Üniversitesi yerleşkesine gelecek, Çubuk ekonomik, sosyal ve kültürel alanda büyük bir gelişme sağlayacak, ama şimdi bu dediğiniz yerlere kaydığında vatandaşın dediği şu; “ buraya kurulacak üniversitenin Çubuk'a hiçbir katkısı olmaz, Çubuk daha çok o tarafa kayacak, Çubuk burada kör bir ilçe olarak kalacak, Pursaklar, Saray… buralar gelişecek…” kanı bu'…

Rektör Doğan; 'Herkesin Çubuk algısı farklı. Şimdi Çubuk artık ayrı bir ilçe değil, Çubuk artık Ankara merkez metropol ilçe oldu. Doğrudur yanlıştır bunu tartışmıyorum. Ama artık Çubuk'un her karış toprağı Ankara'nın bir parçasıdır. Bunun güneyiydi, kuzeyiydi, sağıydı, soluydu diye bir tartışmanın olmaması gerekir. Şimdi ben bu Çubuk'ta ki arazi için çok uğraştım. Belki başka bir rektör olsaydı” Çubuk'ta olmasın başka bir yerde olsun” diye uğraşacaktı bilmiyorum. Çubuklu'ların biraz insaflı davranmaları lazım. Yani adı Çubuk'la anılan bir Üniversite kuruluyor. Buna biraz olumlu yaklaşmaları lazım'.
DHMİ 'de orada bir bina yapıyor, bu tür şeyler orayı cazibe merkezi haline getirecek ama yavaş yavaş zamanla olacaktır bunlar'.

Bu seneden sonra 3 yıl içinde biz kampüsümüze yerleşmeye başlamış oluruz ama diğer inşaatlar tabi devam edebilir. Çünkü biz TOKİ ile birlikte çalışmak istiyoruz. İnşaatlarımızı TOKİ yapsın istiyoruz. Arazi uygulamasını da TOKİ yapsın istiyoruz. Sonuçta biz Üniversite olarak bunu yapabiliriz ama, Büyükşehir Belediyesinin desteği olması lazım. Daha önce orayı ( Yenice, Esenboğa arasındaki 3000 dönümlük arazi) Büyükşehir Belediyesi başka bir amaç için talep etmiş, motorlu sporlar için galiba, o olsa daha mı faydalı olurdu'dedi

RB: Verimli araziler gidiyor.

Doğan: Orası tarım arazisine girmiyor, mera arazisi.


İÖ: Esenboğa'nın Melikşah'ın olduğu alanları DSİ, su havzası olarak gösteriliyor ayrıca Melikşah'ı ziyaret etmişsiniz, orada jeotermal kaynakla ilgili, Sağlık hastanesi yapılabilir mi? sorusu üzerine .

Doğan: Çubuk 1 barajı ekonomik ömrünü tamamladığı için muhtemelen bir süre sonra su havzası vasfı kalkacak. Ben geçen hafta DSİ Bölge Müdürü ile görüşmeye gittim, şu anda öyle yani. Bunu sizin siyasetçilerle görüşerek, su havzası durumunu istemeniz lazım. Biz öncü oluruz Üniversite olarak, bunun Çubuk'a faydası olacaksa. Aklımızda öyle bir düşünce var, çok ciddi sağlık merkezlerine ihtiyaç var.

*Son olarak Üniversite logosunu nasıl anlamlandırmamız gerektiği konusundaki sorumuza ise;

Rektör Doğan; 'Selçuklu, Osmanlı mimarisinde ki, revak dediğimiz kapıları düşünebilirsiniz, Geçmişten geleceğe açılan bir kapı, İlim kapısı olarak düşünebiliriz. Böyle bir anlam ve ifade versin diye düşünerek, bir çok çalışma arasından özellikle bunu seçtik' dedi.

İki saate ayakın süren, söyleşimizin yayınlanması gereken bölümlerini, sizler için aktardık. Amacımız, Sayın Rektör, Prof. Dr. Metin Doğan'ın Yıldırım Beyazıt Üniversitesi kuruluş çalışmaları hakkında görüşlerini, ilk ağızdan sizlerle paylaşmaktır.

Bizlerde, Çubuk Yerel Basını Çubuk Medya Haber Genel Yayın Yönetmeni-İsmail Özdemir, Çubuk Medya Haber Müdürü-İbrahim Çetinkaya, Haber Çubuk,Yeni Haber Gazetesi-Refik Bayram, Çubuk Sesi-Kuzey Ankara Gazetesi,Selahattin Keser, olarak Sayın Rektör Metin Doğan'a doğal, içten, sıcak ve nazik yaklaşımları nedeniyle ve bir o kadarda detaylı açıklamalarından dolayı, kendilerine sonsuz teşekkürimizi sunuyoruz.
kaya
yüksel
Arkadaşlar bu kadar sınırlı düşünmeyin yapılması planlanan bu kampüs çok büyük bir iki binadan oluşmuyor zaman içerisinde dahada büyüyecektir.ayrıca çubuğun biraz dışında olması daha iyidir neden dar düşünüyorsunuz.
23 Kasım 2011 Çarşamba 10:01
upem
murat koca
kampüs için bahsedilen tarafa zaten uluslararası polis eğitim merkezi kurululacak (upem) neden hep yatırımlar aynı yere yapılıyor burası da(upem) çubukta kuruluyor deniyor ama çubukla alakası yok aynı üniversite gibi........
30 Mayıs 2011 Pazartesi 10:36
Kör nokta olmaya devam
çubuk sevdalısı
Çubuk için faydası %80 azalacaktır..tam siyasi cevaplar sekreter ev almış:) Çubuk lu saf diye konuşup dursunlar bakalım..Şabanözü yolu akkuzuluya kadar dümdüz arazi boş..daha b,ir sürü yer var..Çubuk ankara ile zaten birleşecek ilerde üniversite arada kalmayacak mı..Çubuk kör nokta olmaya ıssız kasaba görünümüne devam eder artık..
28 Mayıs 2011 Cumartesi 13:14
çubuklu
angara
Sayın rektör baya dugu sömürüsü yapmış bahs edilen alanlar tarım arazisi ve çubuğa çubukluya hiçbir fyada getirmez en faydalı yer tahtayazı ve kargın tarafı çubuk ankaraya doğru zaten gelişiyor ekstraya gerek yok.Kampüsler o bölgeye kurulursa sadece çubuk otobüsleri iş yapar sayın rektörümüzde doğal olarak evi ile iş yeri yakın olsun istiyor gibi geldi bana.Gaziye peşkeş çekilen arazi hemen devir edilmeli
27 Mayıs 2011 Cuma 12:37
Üniversite mi ?
Ahmet.
Çubuklular Olarak Yarı Yolda Kaldığımızın Resmidir... Yenice Kızılca Dumlupınar Sirkeli Saray pursaklar hayrını görsün Çubuklular olarak bizde avuç yalamaya devam.. Adı Çubuk'la anılacakmış İnsafmış.Çubuk'a ve Çubukluya yaptıklarınızın Altında Kalın...
26 Mayıs 2011 Perşembe 00:50
1/15
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR