web
statistics web
statistics
  • BIST 104.001
  • Altın 145,505
  • Dolar 3,5061
  • Euro 4,1839
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 29 °C

Çubuk'ta Son Elli Yılın Seçimleri

Çubuk'ta Son Elli Yılın Seçimleri
Son 50 yılda Çubuk Belediye Başkanlığı seçimlerinde, hangi parti ne kadar oy aldı. Kimler başkan seçildi.

1950 Yılına kadar tek parti olan CHP tarafından yönetilen Türkiye 1950 seçimleri ile çok partili sistemle tanışmış.

Çubuk Belediye Başkanlığı seçim sonuçlarının geçmiş tarihinde 1963 yılından itibaren oy oranlarına ulaşabildik. 1950 li yılların sonuçlarına ulaşamadık. kesin olan bilgi şu ki; 1950 den önce belediye başkanları seçimle değil, tek partinin belirlediği encümenlerin kendi aralarında yaptığı seçimle iş başına geliyordu. Ancak encümen üyeleri, başkanın icraatlarından memnun olmadıklarında; kendi aralarından bir başkasını seçerek başkanı değiştirebiliyorlardı. 

 

Eski başkanların isimlerini incelediğimizde, hep; Çubuk'ta ki güçlü ailelerden insanların başkanlık koltuğuna oturduğunu görmek tesadüf değil. Öyle ki; Demokrat Parti Çubuk'ta ilk kurulduğunda partinin tabelasını asmak bile cesaret isteyen bir olaymış. Büyüklerimizden dinlediklerimiz budur.

 

Çubuk'ta son elli yılda seçmen sayısı 3 binlerden, 55 binlere geldi. geçmiş dönemlerde bağımsız aday olarak seçmen karşısına çıkıp hatırı sayılır oranda oy alan adaylar olmuş. Örneğin Dursun Karagöz 1973 seçimlerinde bağımsız olarak %30 oy almayı başarmış. yine bağımsız aday Ali Yurt 1984 seçimlerinde % 21 oy almış. Aynı Ali Yurt bir dönem sonra DYP den aday olmuş ve 9 yıl aradan sonra tekrar Başkanlık koltuğuna oturmuş.

 Oyların bir çok partiye dengeli dağıldığı dönemlerde %25 oy oranı ile başkan seçilenler olmuş. En yüksek oy oranını ise, 2004 seçimlerinde, AKParti ile Adem Tuğluca almış.

Çubuk yerel seçimlerdeki tercihini, genellikle siyasi iktidar hangi parti de ise, o partiden yana kullanmış. Partileri muhalefette iken, belediye başkanlığı yapanlar ise; İzzet Korman, Rıfat Gedikoğlu, 1989 da Ali Yurt olmuş. Tek başına iktidar olan partinin belediye başkanı olma şansını yakalayanlar ise, 63 ve 68 de Osman Balcıoğlu, 77 de Ali Yurt, 84 te Veli Neşeli, 2004 te Adem Tuğluca ve Lokman Özden olmuş. Mustafa Gökmen ise partisinin koalisyon ortağı olduğu dönemde başkan olmuş, ancak son iki yılını AKParti iktidarında tamamlamış. Süleyman Haksever ise başkanlık yaptığı beş yılda, adeta 4 mevsimi yaşamış. Melih Gökçek ve Refahyol koalisyonu Haksever için bir şans olarak değerlendirilse de, 28 Şubat süreci en cafcaflı dönemlerinde yakasını bırakmamış.

1963 ve 68 seçimlerinde iki kez art arda başkan seçilmeyi başaran Osman Balcıoğlu aynı zamanda başkanlık yarışında 4 kez şansını deneyerek en çok aday olan kişi unvanını kazanmış. Ali Yurt dört kez aday olmuş, AP ve DYP bayrağı altında girdiği seçimleri kazanmış, bağımsız girdiği diğer iki seçimi ise kaybetmiş. Rıfat Gedikoğlu ve Mustafa Gökmen 3 er kez şansını denemiş, sadece ilkinde başkan seçilebilmişler. Veli Neşeli iki kez aday olmuş ilkinde kazanmış, ikincisinde kaybetmiş. Osman Çiftçi ve Şazeli Çögen'de 2 kez şansını denemişler ama başarılı olamamışlar

 1973 Seçimlerini, Rıfat Gedikoğlu ile CHP kazanmış. Bu sonuçta bağımsız aday olan Dursun Karagöz'ün Adalet Partisine vurduğu darbe etkili olmuş. Bu seçimlerden sonra, CHP ya da bir başka sol parti, son 40 yıldır seçim kazanma başarısı gösterememiş. 1973 Yılında CHP %40 oy oranına ulaşırken, sonraki seçimlerde sol adına en çok oy oranına 1984 te, SODEP'ten aday olan Rıfat Gedikoğlu  %19 ile ulaşabilmiştir. 1989 seçimlerinde soldan SHP çatısı altında Ayhan Şanal % 18 oy oranına ulaşmıştır. Aynı Ayhan Şanal, siyasi konjonktürü iyi okumuş olmalı ki; Refah Partisinden aday adayı olmuş ama üye olmadığı gerekçesi ile aday yapılmamıştır. O seçimlerde Refahın adayı Süleyman Haksever başkan seçilmiştir. 1994 Seçimlerinde dönemin popüler ismi Av. Nihat Özgün'le son şansını deneyen sol, bu seçimlerden sonra yüzde 10 ün üstüne asla çıkamamış. Nihat Özgün, bu denemeden sonra siyasete, sağ bir partide, DYP'de devam etti.

Listeden de anlaşılabileceği gibi; adayların kendi şahsi oy potansiyelleri değil, aday olduğu partinin siyasi gücü her zaman önemli olmuş. Başkanlık hayali kuranların kendilerini, rüzgarı olan partiye atma çabaları boşuna değilmiş. Başkan olmak isteyen kişi ya da grupların, öncelikle rüzgarı olan partilerin ilçe teşkilatında söz sahibi olmaları gerektiği geçmişten günümüze bize akseden en önemli derstir.

Konumuz Çubuk'ta son 50 yıllık yerel seçimlerse, ilk başlarda anmamız gereken olay; dişe diş bir mücadele ile başkan seçilen, Ali Yurt'un 12 Eylül darbecileri tarafından el çektirilmesidir. Bu, demokrasi adına mutlaka hatırlanması gereken bir talihsiz olgudur. Ali Yurt'u indiren Kenan Evren yönetimindeki cunta, o koltuğa emekli bir albayı oturtmuştu. 

 

Darbecilerin ilk icraatı bu değildi. 1956 Yerel seçimlerinde, CHP li İzzet Korman'ı devirerek, DP adına Belediye başkanlığı koltuğuna oturan Mustafa Gedikoğlu, 1960 cuntacıları tarafından makamından edilmişti. Çubuk askeriyesinde görevli bir albay, Mustafa Gedikoğlu'na şöyle diyecekti; "Üzülerek seni başkanlıktan alıyoruz". Darbeci albay çok nazik davranmıştı.  Çünkü aynı kasabada yaşıyorlardı ve arkadaştılar. Gedikoğlu'nun yerine, önce bir albay, daha sonra ise, dönemin kaymakamı belediye başkanı yapılmıştı.

 

Anavatan Partisinin rüzgar gibi estiği, 1984 seçimlerinde, Turgut Özal Çubuk'a gelmiş ve seçim otobüsünün üstünden; "Veli Neşeli'yi tutun, Veli Neşeli'yi seçin!.." diye seslenmişti. Çubuk Halkı çok sevdiği Özal'ın sözünü tuttu. Ancak başkan seçilen Veli Neşeli'nin, 5 yıllık süresini doldurmadan, milletvekili olabilme rüyası ile istifa edip, başkanlık koltuğuna veda edişi de, Çubuk siyasi tarihinde önemli notlardan biriydi. Bu olay; belki de hiç aklında, hayalinde yokken, Ömer Ateş'e bir buçuk yıl başkan olma fırsatı verecekti. Vekillik hayali ile birlikte, başkanlıktan olan Neşeli, şansını bir daha deneyecek ama başarılı olamayacaktı. Aktif siyasi hayatı böylece sona eren Veli Neşeli, yerel bir siyasi önder olarak, ağırlığını hep korudu.

Çubuk'a özel iki partinin seçimlerdeki siyasi aksiyonundan söz etmeden olmaz. Bir zamanların önemli gençlik hareketi Yeniden Milli Mücadele grubunun Çubuk'ta ki güçlü örgütlenmesi, 89 da IDP ve 94 te MP adı ile girdikleri seçimlerde Şazeli  Çöğen'le önemli varlık göstermiştir. MHP'den kopan Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının kurduğu BBP ise, yine Çubuk'a özel oy potansiyeli ile, 94 seçimlerinden bu yana yerel seçimlerde hep etkili olagelmiştir. BBP halen güçlü yapısını en azından Çubuk özelinde sürdürmeye devam etmektedir. BBP'nin bu gücü,  ülkücü hareketin ve MHP'nin Çubuk belediye başkanlığını, sadece bir kez kazanabilmesine neden olacaktı.

 

Popüler partilerin gücüne önemli örneklerden biri 1999 seçimlerinden önce, Ali Yurt ve arkadaşlarının, Doğru Yol Partisi ilçe teşkilatı için verdikleri mücadeledir. Ali Yurt'a uzun aradan sonra tekrar seçim kazandıran unsur, seçim sürecindeki çalışmaları değil, seçimlerden önce DYP için vermiş olduğu mücadeledir. 12 Eylül darbe sürecinin devam ettiği bir dönemde, Ali Yurt'un bırakın başkan olmasını; cuntacıların, adaylığına dahi izin vermeyeceğini iddia edenler vardı. Ali Yurt'la yola çıkmış insanlara; 'Ölmüş adamı diriltemezsiniz' diyenler, 1999 yılında Ali Yurt'u başkanlık koltuğunda gördüler. Bir dönem sonra ise, DYP'yi meclis arkadaşı ve köylüsü Osman Çiftçi'ye kaptırınca, bağımsız aday olacak ve Osman Çiftçi'yi kast ederek şöyle diyecekti; "ben kaybedeceğim ama, Genç Osman'da asla kazanamayacak!". Ve dediği gibi de oldu.

Ali Yurt'tan bahsetmişken; 1977 seçimlerinde, Muammer Yurt, amcası Ali Yurt'un karşısına Milli Selamet Partisinden aday olarak çıkacaktı. Ama yeğen Yurt, amcasının karşısında varlık gösteremeyecekti.

Kendilerine hiç bir partide yer bulamayan ama mutlak aday olmak isteğinde olanlar da oldu. Yakın tarihin en renkli adayı ise geçen yıl kaybettiğimiz Hüseyin Atlı idi. Liberal Demokrat Parti'den aday olan Atlı'nın Atatürk Parkında yaptığı pervasız ve esprili konuşmaları kimi zaman kahkahalarla, kimi zaman alkışlarla karşılık bulurdu. Çubuk'un şebeke suyu ile ilgili, Ali Yurt'a yaptığı gönderme halen belleklerdedir.

 1994 Refaf Partisi'nin ve Çubuk'ta da Süleyman Haksever'in yılıydı. İstanbul'da Tayyip Erdoğan, Ankara'da Melih Gökçek, Çubuk'ta ise, Süleyman Haksever başkanlık koltuğuna geçtiler. Traktörlerden, pazarcı kamyonetlerinden salkım-saçak sarkan insanlarla dolu olan, Haksever'in seçim konvoyu; Türkmen köylerinin siyasi refleksi olarak adlandırılacaktı.

Bu dönem Melih Gökçek, Çubuk'u Büyükşehir kapsamına dahil etmek istemişti. Parkta kendisini dinlemek için gelen kalabalığa; "Çubuk'u büyükşehire alalım mı?" diye sormuş, halk "eveeet!.." diye cevap verip el kaldırmasına rağmen, bu dilek o tarihte gerçekleşmemişti. Çünkü iktidarı paylaşan siyasi partilerin yerel temsilcileri bunu istememişti.

 

En kıyasıya seçim ise, 1999 seçimleri olmuş; Süleyman Haksever 30-60 oy fark ile başkanlık koltuğunu Mustafa Gökmen'e devretmek zorunda kalmıştı. MHP'nin yükseliş trendine denk düşen bu seçim, 1977'de Rıfat Gedikoğlu'nun seçimi kaybetmesinden 22 yıl sonra, Çubuk'un "yerli" unsurlarının Belediye Başkanlığını yeniden kazanması diye de anlamlandırılacaktı. Mustafa Gökmen'in, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller ile, aynı gün aynı saatte miting yaparak meydanı doldurmasıda bir yerel siyasetçi için hatırlanması gereken önemli bir başarıydı.

2002 Genel seçimleri, Türkiye genelinde ufak partilerin tasfiyesi ile sonuçlandı. Bu tasfiye, Anadolu'da başkanlık hayali kuranların AKParti'ye yönelmesine neden oldu. 2004 Yerel seçimlerinde Çubuk'ta AKParti'den 13 aday adayı sahne aldı. Neticede Kurucu İlçe Başkanı Adem Tuğluca aday gösterildi ve % 56 oyla başkan seçildi.

Adem Tuğluca ile birlikte, BÜYÜKŞEHİR YASASI çıktı. Artık Çubuk, müstakil belediye değil, büyükşehir çatısı altında bir metropol ilçe belediyesi idi. Büyükşehir'in devasa bütçesi artık Çubuk'ta da kendini gösterecekti. Fakat, Tuğluca döneminde Büyükşehir Belediyesinin, Çubuk'la gerektiğince ilgilenmediği konuşuldu. Büyükşehir Yasası uygulamaya girmeden, Adem Tuğluca'nın bazı imar değişiklikleri yaparak, Büyükşehir'in tasarrufuna geçmesi muhtemel arazileri, Büyükşehirden kaçırdığı iddiaları ve bunun Melih Gökçek tarafından hoş karşılanmadığı yönünde fısıltılar yayıldı durdu. Adem Tuğluca, daha beş yılını tamamlayamadan, önce partiden ihraç edildi, daha sonra ise o talihsiz olaylar yaşandı. Tuğluca ve ekibinden bir çok kişi tutuklandı.

Bu olaylar, 2009 seçimlerinde yeni adayların rol oynayacağının ilk işareti idi. Beldelerin kapatılması ile boşa çıkan, belde başkanları Hasan Coşkun ve Lokman Özden'de Çubuk'tan başkan olmak isteyenler arasında yer aldı.

2009 Aday belirleme süreci AKParti adına çok hareketli geçti. Halk anketlerinde önde çıkan, Lokman Özden, Mehmet Saat ve Süleyman Haksever bir kenarda bekletilirken, anketlerde çıkmayan, Mustafa Özden; ilçe teşkilat temayülünün de etkisi ile, AKParti'nin Çubuk adayı yapıldı.

 

Anlaşılan o ki; yerel seçimlerin, "Çubuk Tarihi"ne damga vuran olayı için bu seçimleri beklememiz gerekiyordu. AKParti aday gösterdiği Mustafa Özden'i yaklaşık bir ay, "aday" olarak seçim meydanına sürmüşken, listelerin İlçe Seçim Kuruluna teslim edileceği son gün adaylıktan çektirip, yerine amca oğlu Lokman Özden'i aday ilan etti. Siyaset acımasız yüzünü gösterdi. Lokman Özden, bu fırsatı kaçırmadı. Bu değişimde bir kadın partilinin önemli rol oynadığı ise kulaktan kulağa dolaştı durdu. Hem AKParti'nin Çubuk'taki gücü, hem de MHP ve BBP nin muhalif oyları paylaşması sonucu, Lokman Özden % 48 le başkanlık koltuğuna oturdu.

Son on yıldır AKParti'nin Çubuk'taki ezici gücü; yerel seçimleri seçim olmaktan çıkarmış, adeta atamaya dönüştürmüştür. Öyle ki, eski seçimlerde partiler meclis üyelerini tespit ederken kılı kırk yarar, oy potansiyeli yüksek insanları ilk sıralara yerleştirme çabasında olurdu. AKParti rüzgarı esmeye başladıktan sonra, bu titizliği göstermek sadece muhalefet partilerin görevi haline geldi. AKParti'nin belediye başkanı ya da meclis üyelerinin kimliğinin hiç bir anlamının kalmadığı bilinen bir gerçektir. Son iki yerel seçim bunun ispatıdır. Bir milletvekilinin ünlü "veciz sözü" ile bu durum adeta perçinlenmiştir. "Çubuk'ta odunu aday yapsak, odun kazanır".

Çubuk'ta ki gözlemlerimiz ve son elli yıllık siyasi mücadele bize göstermektedir ki; 'BAŞKANLIK SİHİRLİ BİR MAKAMDIR'. Bir kez başkanlık yapan ölene kadar yapmak, tekrar aday olmak istiyor. Bırakın başkan olmayı, aday adayı olanlar bile; yeniden, yeniden aday adayı olmakta şansını denemekteler. Geçmişe şöyle bir baktığımızda, "misyon" ve "dava" adına, mensup oldukları siyasi partinin adayı olanların yanında, aday bulamayan partilerden, hatır için aday olmuş isimleri de görmek mümkün.

Hep aday olmayı aklından geçirmiş ama hiç o fırsatı yakalayamamış, o heyecanı yaşayamamış nice insan var aramızda.

Burada ismi geçen insanlar, adaylar ve başkanlar. Ya onların arkasındaki güçler, gerçek siyasi aksiyonerler. Onlar aslında ayrı bir araştırmanın konusu. Bakmayın şimdi isimlerinin anılmadığına. Bütün başkanları onlar belirlemiştir aslında. Destekledikleri aday uğruna kendi siyasi misyonlarından bile uzak kalmıştır bir çoğu. Başkan yaptıkları ya da yapamadıkları insanlar, bir şeyler kazanmışken onlar çok şey kaybetmiştir çoğu zaman. Belki de onlar hep başkaları için yaşamış, savaşmıştır.

 

Yerel düzeyde bazı insanların belli dönemler ismi parlar. Kimileri isimlerinin parladığı, belki de başkan olabileceği dönemleri kaçırmış, sonradan girdiği seçimlerde ise aradığını bulamamıştır.

Bütün yaşananlardan ve tarihten bize bir soru kaldı.

Ey başkanlık! Sen ne yüce makammışsın!!!

1963
AP                1.075           56.11 OSMAN BALCIOĞLU
CHP               461            24.06 (Faik Saygıdeğer)
CKMP             41           2.14 
YTP                339           7.69

1968
AP              1.608        59.91                  OSMAN BALCIOĞLU
CHP            1.053       39.23 

1973
AP                  732            25.14 (Osman Balcıoğlu)
CHP            1.191           40.90     RIFAT GEDİKOĞLU
BAGIMSIZ      870          29.88 (Dursun Karagöz)

1977
AP              1.309          40.91         ALİ YURT
CHP            1.178          36.81 (Rıfat Gedikoğlu)
MSP               154            4.81 (Muammer Yurt)
BAGIMSIZ     559         17.47 (Osman Balcıoğlu)

1984
ANAP           2.938            48.77     VELİ NEŞELİ
DYP                 218              3.62 
HP                    261              4.38 (Gazi Karadağ)
RP                    174              2.89 
SODEP          1.144            18.99 (Rıfat Gedikoğlu)
BAGIMSIZ     1.286            21.35 (Ali Yurt)

1989
ANAP             1.652             18.07  (Veli Neşeli)
DSP                     101              1.10 
DYP                 2.753             30.12        ALİ YURT
IDP                   1.406             15.38 (Şazeli Çögen)
MCP                 1.362             14.90  (Osman Balcıoğlu)
RP                        242               2.65 
SHP                   1.625             17.78 (Ayhan Şanal)

1994
ANAP                 1.398            10.58 (Cafer İlhan)
BBP                     1.052             7.96 (Emrullah Türkoğlu)
DYP                     2.065           15.63 (Osman Çiftçi)
MHP                       697             5.28  (İzzet Neşeli)
MP                       1.877           14.21  (Şazeli Çögen)
RP                       3.330            25.21       SÜLEYMAN HAKSEVER
SHP                     1.794           13.58 (Nihat Özgün)
BAGIMSIZ            490             3.71 

1999
ANAP                  1.490             8.51 (Gürbüz Baki Ateş)
BBP                     2.531            14.45 (Abdülkadir Pehlivan)
DSP                        648              3.70 
DYP                    3.680             21.01 (Osman Çiftçi)
FP                        4.461            25.47   (Süleyman Haksever)
MHP                    4.576            26.13       MUSTAFA GÖKMEN

2004
BTP                          273              1.15 
AKPARTİ                 13.264            56.05       ADEM TUĞLUCA
BBP                          360             1.52 (Adem Erkoçoğlu)
DYP                         404              1.71 (Mehmet Emin Ertürk)
SP                             692              2.92 (Yusuf Mertoğlu)
MHP                      7.583              32.05 (Mustafa Gökmen)

2009
AKPARTİ          20.346            48.12       LOKMAN ÖZDEN
BBP                      7.236            17.11 (Durali Simsar)

CHP                      1.876              4.6  (Salih Er)
MHP                   12.002            28.39 (Mustafa Gökmen)
SP                            757               1.79 (Yusuf Mertoğlu)

1
"Üye/Üyeler suç teşkil edecek, yasal açıdan takip gerektirecek, yasaların ya da uluslararası anlaşmaların ihlali sonucunu doğuran ya da böyle durumları teşvik eden, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik ya da ahlaka aykırı, toplumca genel kabul görmüş kurallara aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde hiçbir İçeriği bu web sitesinin hiçbir sayfasında sayfalarında paylaşamaz. Bu tür içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk münhasıran, içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir. ÇUBUK MEDYA, Üye/Üyeler tarafından paylaşılan içerikler arasından uygun görmediklerini herhangi bir gerekçe belirtmeksizin kendi web sayfalarında yayınlamama veya yayından kaldırma hakkına sahiptir. Çubuk Medya, başta yukarıda sayılan hususlar olmak üzere emredici kanun hükümlerine aykırılık gerekçesi ile her türlü adli makam tarafından başlatılan soruşturma kapsamında kendisinden Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 332.maddesi doğrultusunda istenilen Üye/Üyeler’e ait kişisel bilgileri paylaşabileceğini beyan eder. "
Yorumlar
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Çubuk Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : Tel: 0 (312) 838 66 99 Pbx Gsm: 0 (506) 971 98 98 | Faks : 0 (312) 838 66 99 Pbx | Haber Scripti: CM Bilişim